16. Hukuk Dairesi 2016/6980 E. , 2019/241 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, ....Mahallesi çalışma alanı sınırında bulunan ve 1975 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne fen bilirkişisinin krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 14.844,19 metrekarelik ve (B) harfi ile gösterilen 35.129,40 metrekarelik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK"nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamış, bu kapsamda 13.04.2015 havale tarihli fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından hazırlanan raporda 1999 tarihli tek hava fotoğrafı incelenmiş ve raporda imar-ihyaya yönelik tarımsal faaliyetten bahsedilmiş ise de bu ifadeden imar-ihyanın tamamlandığı ve çekişmeli yerin tarımsal faaliyette bulunulan bir yer olup olmadığı anlaşılamadığı gibi sözü edilen raporda işaretlenen hava fotoğrafında (A) ve (B) bölümlerinin sınırları belirli tarım arazisi olduğu da anlaşılamamıştır. Ayrıca keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın 10 yıl önce davacıya geçtiğini ve taşınmazın taşlarının davacı tarafından toplandığını beyan ettikleri halde, ifadelerinden imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihle dava tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlanıp tamamlanmadığı anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca; öncelikle, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı evreye ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı"ndan, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip dosya arasına konulmalı; dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, taşınmazın kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın bölümlerinin yönünü ne okuduğu belirlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümlerinin toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz bölümleri üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmaz bölümlerinin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, muhtaç yerlerden ise imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı olarak değerlendiren ve taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; teknik bilirkişiye ise keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmaz bölümlerini komşularıyla birlikte gösterir şekilde krokili rapor düzenlettirilmeli; zilyetlikle kazanma şartlarının davacılar lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, zilyetlikle kazanma şartlarının oluştuğu belirlendiği takdirde, aynı çalışma alanı içinde belgesizden kazanılabilecek taşınmaz miktarının sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemeyeceği göz önüne alınarak bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.