Hukuk Genel Kurulu 2015/2953 E. , 2016/10 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4.Hukuk Dairesince;
“DAVA : Dava dilekçesinde, davacıya ait gemiye usulsüz olarak el konulduğu ve iade edilmediği; diğer yandan, kefalet bedelinin de güncelleştirilmeksizin geri ödendiği ileri sürülerek, 12.000,00-TL maddi tazminat isteminde bulunulmuştur.
CEVAP : Cevap dilekçesinde, sorumluluk koşullarının oluşmadığı savunulmuştur.
GEREKÇE : Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğu hükümlerine dayalı olarak maddi tazminat istemine ilişkindir.
Görev sorunu, kendiliğinden ve öncelikle irdelenmelidir.
Yargılama aşamasında ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6545 sayılı Yasa"nın 70. ve 86. maddeleri hükümleri uyarınca, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında yapılan her türlü işlem veya alınan kararlar nedeniyle hakimler ve Cumhuriyet savcıları hakkında açılan davaların ağır ceza mahkemeleri tarafından hükme bağlanacağı ön görülmüş; diğer yandan, CMK"nun 142. maddesi ile de zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi yetkili kılınmıştır. Açıklanan nedenlerle, aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6545 sayılı Yasa"nın 70. maddesi ile değişik CMK"nun 141/3. maddesi ile 142. maddesi uyarınca mahkememizin ağır ceza mahkemesine gönderilmek üzere GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın talep halinde görevli Hatay Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi"ne gönderilmesine,
3-Takdiren para cezası tayinine yer olmadığına,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemede gözetilmesine,”
Dair oybirliği ile verilen 11.11.2014 gün ve 2012/11 E., 2014/103 K. sayılı karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dairece, 6545 sayılı Yasa"nın 70. maddesi ile değişik CMK"nun 141/3 ve 142. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiş, tarafların temyiz etmemesi üzerine kesinleştirilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 20. maddesine göre iki haftalık süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi üzerine Özel Dairece, 19.02.2015 günve 2012/11 ve 2014/103 sayılı ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
ÖNSORUNLAR:
İşin esasına geçilmeden önce 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 86. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 8. maddenin eldeki davaya etkisi önsorun olarak tartışılmıştır.
İlgili madde;
“GEÇİCİ MADDE 8- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce suç soruşturması ve kovuşturması sırasında yapılan her türlü işlem veya alınan karar nedeniyle hâkimler ve Cumhuriyet savcıları hakkında hukuk mahkemelerinde açılan ve hâlen derdest olan tazminat davasına ilişkin dosyalar mahkemesince, Yargıtay incelemesinde bulunan dosyalar ise esası incelenmeksizin ilgili dairece yetkili ağır ceza mahkemesine gönderilir. Bu davalar ağır ceza mahkemelerince, Ceza Muhakemesi Kanununun 141 inci ve devamı maddeleri uyarınca Devlet aleyhine yürütülmek suretiyle karara bağlanır.”
şeklindedir.
Madde metnindeki “gönderilir” kelimesi dikkate alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen temyize konu kararın 6100 sayılı HMK 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen görevsizlik kararı niteliğinde olmadığı, söz konusu kararın kanun gereği “gönderme” kararı niteliğinde olduğu, gönderme kararı olduğunun kabulü halinde ise kararın temyiz edilebilir nitelikte bir karar olmadığı ileri sürülmüştür.
Bu görüşü savunan ve azınlıkta kalan üyeler; 6545 sayılı Kanun’un yayın tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önce suç soruşturması ve kovuşturması sırasında yapılan her türlü işlem veya alınan karar nedeniyle hâkimler ve Cumhuriyet savcıları hakkında hukuk mahkemelerinde açılan ve hâlen derdest olan tazminat davasına ilişkin dosyaların mahkemesince, Yargıtay incelemesinde bulunan dosyaların ise esası incelenmeksizin ilgili dairece yetkili ağır ceza mahkemesine kanun gereğince gönderilmesi zorunlu olduğuna göre, mahkemelerce verilen kararın teknik manada bir görevsizlik kararından ziyade gönderme kararı olduğunu, bu tip kararların ise kanun gereği verildiği için temyize tabi olmadığını, verilen gönderme kararı gereği dosyanın resen ilgili görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Bu görüş Kurul çoğunluğunca şu gerekçe ile kabul edilmemiştir; 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinde verilecek karar “gönderme” olarak ifade edilmiş ise de, bu ifadenin kullanılmasındaki amaç Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce açılmış derdest davalarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini düzenlemektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde bir dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi ancak görevsizlik kararı ile mümkündür. Ayrıca verilen kararın kesin olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığına göre Özel Daire kararının temyize tabi olmadığının kabul edilmesi de mümkün değildir.
Birinci önsorun aşılıp verilen kararın 6100 sayılı HMK 20. maddesinde düzenlenen görevsizlik kararı olduğu kabul edildikten sonra ikinci önsoruna geçilmiştir.
İkinci önsorun:
Özel Dairece verilen karar 6100 sayılı HMK 20 maddesinde düzenlenen görevsizlik kararı niteliğinde olsa da 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 86. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 8. Maddesi dikkate alındığında dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için tahrik dilekçesi verilmesinin gerekip gerekmediği olmuştur.
Azınlıkta kalan görüş; Özel Dairece verilen karar görevsizlik kararı olarak nitelendirilmiş olsa da Kanun’un amacı dikkate alındığında bu tür davaların ağır ceza mahkemesinde görülmesinin amaçlandığı, bu nedenle Kanun gereği verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için tarafların talebine gerek olmadığı, taraf talep etmese bile kararın kesinleşmesi ile birlikte resen görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Kurul çoğunluğunca, Özel Dairece verilen karar HMK 20 maddesi gereğince görevsizlik kararı olarak kabul edildiğine göre, bu kabulün zorunlu sonucu olarak da HMK 20 ve devamı maddelerinin uygulanmasının daha doğru olacağı, bu nedenle dosyanın görevli mahkemeye gönderebilmesi için talepte bulunulmasının şart olduğu kabul edilmiştir.
Önsorunlar aşılıp verilen kararın 6100 sayılı HMK 20 maddesinde düzenlenen görevsizlik kararı olduğu ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için tarafın talep dilekçesi vermesinin zorunlu olduğu kabul edildikten sonra işin esasına geçilmiştir.
6100 sayılı HMK 20. maddesinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler düzenlenmiştir. Buna göre, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gereklidir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Nitekim Özel Dairece de bu madde dikkate alınarak süresinde talep dilekçesi verilmemiş olması nedeni ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda: Özel Dairece verilen görevsizlik kararı davacı vekiline 24.12.2014, davalı vekiline ise 17.12.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kararın temyiz edilmemesi üzerine 09.01.2015 tarihinde kesinleştirilmiştir.
Davacı vekili 11.02.2015 tarihli dilekçe ile dosyanın nöbetçi Hatay Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini istemesi üzerine Özel Daire HMK."nun 20. maddesi uyarınca iki haftalık başvuru süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemiş olan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Açılmamış sayılmasına kararını tebliğ alan davacı vekili, Nöbetçi Hatay Asliye Hukuk Mahkemesi yazı işleri müdürlüğü aracılığı ile süresinde tahrik dilekçesi gönderdiklerini, ilgili Mahkemece yazının havale edildiğini, dilekçenin dosya içine girmemesinde hataları bulunmadığını, kalem hatasından dolayı sorumlu olmadıklarını süresinde verdikleri talep dilekçesinin dikkate alınmasını istemiş ve temyiz dilekçesi ile birlikte tahrik dilekçesinin fotokopisini de ibraz etmiştir.
Mevcut bu durum dikkate alındığında davacı vekilinin Hatay Asliye Hukuk Mahkemesi yazı işleri müdürlüğü aracılığı ile gönderdiği talep dilekçesinin araştırılmak ve sonucuna göre karar verilmek üzere Özel Dairenin 19.02.2015 gün ve 2012/11 Esas ve 2014/103 K. sayılı Ek Kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 19.02.2015 gün ve 2012/11 Esas ve 2014/103 K. sayılı Ek Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, süresinde talep dilekçesi bulunduğunun belirlenmesi halinde dosyanın Nöbetçi Hatay Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 20/01/2016 gününde gerekçesinde oyçokluğuyla, sonucunda oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davaya ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakan Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi, 19.2.2015 tarihli ek kararıyla; "görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak 9.1.2015 tarihinde kesinleştiği halde, davacı vekilinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20"nci maddesinde gösterilen iki hafta içinde başvurmak suretiyle, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediğini" belirterek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Oysa, görevsizlik kararı; 6545 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı ceza Muhakemesi Kanununun 141/3"ncü maddesi ile 142"nci maddesine dayanmaktadır. 6545 sayılı Kanunun 86"ncı maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlülük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna ilave edilen Geçici 8"nci madde ile; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte halen derdest olan tazminat davalarına ilişkin dosyaların mahkemesince yetkili ağır ceza mahkemesine gönderileceği hükme bağlandığına göre, görevsizlik kararı, usule ilişkin bir nihai karar olmayıp, gönderme kararı niteliğindedir. Dolayısıyla görevsizlik kararları için aranan, kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için davacının başvuruda bulunması şartı (HMK. M.20/1) burada aranmaz. Mahkeme, Geçici 8"nci madde gereğince dava dosyasını, kararın kesinleşmesini beklemeksizin ve herhangi bir başvuru olup olmadığına bakmaksızın kendiliğinden (re"sen) yetkili ağır ceza mahkemesine göndermekle yükümlüdür. Re"sen göndermekle yükümlü olduğu durumda da, "süresinde başvurulmadığı" gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar veremez. Bu bakımdan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) vermiş olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20"nci maddesine dayanan davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar kanuna aykırı olup, bozulmasına karar verilmelidir. Açıklanan sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına sonucu bakımından katılmakla birlikte gerekçesine katılamıyorum.