
Esas No: 2016/7012
Karar No: 2022/1063
Karar Tarihi: 26.01.2022
Danıştay 6. Daire 2016/7012 Esas 2022/1063 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2016/7012 E. , 2022/1063 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2016/7012
Karar No : 2022/1063
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...Enerji Tur Tkst. İnş Pet San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. Dr. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, ...Mahallesi, ...ada, ...parsele yönelik 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanamsına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının ...tarih ve ...sayılı kararı ile aynı yerde 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve ...sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve ...sayılı kararının, başka bir davada .... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E...., K:...sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden, davanın anılan kısmının konusunun kalmadığı, dava konusu 1/1000 ölçekli plan değişikliğininin ise üst ölçekli nazım imar planının iptaline karar verilmesi nedeniyle dayanağı kalmadığından hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılarak davanın 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve ...sayılı kararına ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ...sayılı kararının ise iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davalı idare yanında müdahale isteminde bulunan ...Enerji Turizm Tekstil İnşaat Pet. San. Tic. A.Ş.'nin dava konusu imar planı değişikliğine ilişkin davanın sonucuyla yakından ilgili olduğu sonucuna ulaşılmakla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca davalı idare yanında davaya katılma isteminin kabulü ile işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Ankara ili, Çankaya ilçesi, ...Mahallesi, ...ada, ...parsele yönelik 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanamsına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının ...tarih ve ...sayılı kararı ile aynı yerde 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin Ankara Büyükşehir belediye meclisinin ...tarih ve ...sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 8.6.2000 tarihli, 4577 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmış olup, bu davalar idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan önemli araçlardandır.
Ancak, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ki, bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkileyecektir.
Her ne kadar çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatlarıyla belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüş ise de bu kapsamda bulunmayan bir alanda imar planının iptali istemiyle dava açabilmek için komşu, bitişik parsel maliki ya da en azından mahalle sakini olmak gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının uyuşmazlık konusu parselle mülkiyet ilişkisi bulunmadığı gibi, söz konusu parselin komşuluğunda veya civarında maliki olduğu herhangi bir parseli de bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacının "Mernis" kaydından alınan güncel ikametgah adresinin "...Mahallesi .... Sokak No:....../..." şeklinde olduğu, buna karşılık dava konusu taşınmazların Çayyolu Mahallesi sınırları içerisinde yer aldığı, bu durumda davacının semt sakini sıfatına da sahip olmadığı görülmektedir.
Bu haliyle ikamet ettiği yere uzak konumdaki bölgede adına kayıtlı parseli bulunmayan, dolayısıyla dava konusu imar planları ile doğrudan hiçbir menfaat ilişkisi olmayan davacının, Ankara ilinde yaşayan bir kişi olarak açtığı bu davadaki istemlerinin, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren hususlar kapsamında değerlendirilmesine de imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin kısmı yönünden iptaline ilişkin temyize konu .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 26/01/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X): 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 8.6.2000 tarih ve 4577 sayılı Kanunla değişik 2.maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmış olup, bu davalar idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli araçlardandır. Bu nedenledir ki, iptal davasında davacı olabilmek için "menfaat ihlali" yeterli görülmüş, davacı ile dava konusu işlem arasında sadece meşru, kişisel ve güncel bir ilişkinin varlığı aranmıştır.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel menfaat ilişkisinin varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda da yorumlanması gerekmektedir.
Öte yandan, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, belde veya semt sakini sıfatıyla açılan davalarda, dava açma ehliyetinin daha geniş yorumlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiğine ilişklin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar dava konusu plan değişikliğine konu taşınmazların yer aldığı "Çayyolu Mahallesi" sınırları içerisinde davacının maliki olduğu taşınmaz bulunmamakta, ayrıca davacı aynı mahalle sınırları içerisinde ikamet etmemekte ise de, davacı tarafından; konut kullanımındaki parselin konut ve ticaret alanına dönüştürüldüğü, konut için belirlenen 0,65 emsalin 2'ye çıkarıldığı, plan notlarıyla emsalin 3' çıkarılarak % 450 oranında artırım yapıldığı, alanda yapı ve nüfus yoğunluğunun artırıldığı şeklinde ileri sürülen iddialar ile açılmış olan bu davanın kamu yararını yakından ilgilendirdiğinin ve davacının dava açma ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin esasının incelenmesi gerektiği oyuyla davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği yolundaki Dairemiz kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.