Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2015/3627
Karar No: 2016/21
Karar Tarihi: 20.01.2016

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/3627 Esas 2016/21 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2015/3627 E.  ,  2016/21 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki "kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Asliye Hukuk Mahkemesince (kapatılan Asliye Hukuk Mahkemesi) davanın kabulüne dair verilen 28.06.2011 gün ve 2009/410 E. 2011/410 K. sayılı kararın incelenmesi davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 06.02.2012 gün ve 2011/14904 E. 2012/ 1253 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş ise de davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 07.06.2012 gün ve 2012/7066 E. 2012/12262K. sayılı ilamı ile;
    (... Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davanın kabulüne dair verilen hüküm, Dairemizce onanmış, bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
    Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre dava konusu taşınmazın cephesinin bulunduğu Güney sokağın, karar tarihinden önce 17.12.2009 tarihli UKOME kararı ile ana arter listesinden çıkarıldığı ve ...nin bakım ve onarım sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 06.02.2012 gün 2011/14904 esas ve 2012/1253 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
    Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
    Dava konusu taşınmazdan geçen Güney sokağın, karar tarihinden önce 17.12.2009 tarihinde UKOME kararı ile ana arter listesinden çıkarıldığı anlaşılmıştır.
    Bu durumda sözü edilen caddenin bakım ve onarım sorumluluğu Pendik Belediye Başkanlığına geçeceğinden, adı geçen Belediye Başkanlığı davaya dahil edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi,
    Doğru görülmemiştir....)
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.


    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
    Davacılar vekili, müvekkillerinin maliki olduğu 1257 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına davalı belediye tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek, kamulaştırma bedelinin tahsili isteğinde bulunmuştur.
    Davalı Belediye vekili, hak düşürücü sürenin araştırılması gerektiğini, taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluğunda bulunup bulunmadığı saptanarak, el atma hangi idarece gerçekleştirildi ise, davanın ona yöneltilmesi gerektiğini, talep edilen miktarın da fazla olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, belirlenen kamulaştırma bedelinin davalı Belediyeden tahsiline ve taşınmazın 61.00 m²’lik bölümünün takyidatlarından arındırılarak TMK’nun 999. maddesi gereğince yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
    Davalı Belediye vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairenin 06.02.2012 gün ve 2011/14904 E., 2012/1253 K. sayılı ilamı ile onanmış ise de, karar düzeltme incelemesi sırasında Özel Dairece başlık bölümüne alınan gerekçelerle bozulmuştur.
    Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü davalı Belediye vekili temyiz etmiştir.
    Bilindiği üzere; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu"nun 2. maddesinde, Kamulaştırma Kanununun uygulamasında idarenin, yararına kamulaştırma hak ve yetkisi tanınan kamu tüzel kişilerini, kamu kurum ve kuruluşlarını, gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerini ifade edeceği belirtilmiştir.
    Aynı Kanunun 3.maddesine göre; “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak...” ödemek suretiyle kamulaştırma yapabileceklerdir. Yani özel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz bir mala, kamu hizmeti için ihtiyaç duyan ve kamulaştırma yapma yetkisine sahip olan idareler, kamu yararının bulunduğu durumlarda Anayasanın 46. maddesindeki koşullara uyarak ve parasını peşin vermek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.
    Öte yandan, kamulaştırma yapmaya yetkili kişi ve kurumlar, Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, bir kimsenin maliki olduğu taşınmaz malına sahiplenme kastı ile ve kalıcı olarak el koyup, taşınmaz üzerine bir tesis veya bina yapar yahut da o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin taşınmaz üzerinde dilediği gibi kullanma hakkını engellerse, o zaman kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olur. İşte kamulaştırma kararı almadan veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan taşınmaza el koymuş bulunan idare de, haksız işgalci konumundadır.
    Hemen belirtmek gerekir ki, davacıların maliki bulunduğu taşınmaza kamulaştırma işlemi olmaksızın yol yapılmak suretiyle eylemli olarak el atıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; çekişmeye konu taşınmazın cephe aldığı yolun 17.12.2009 tarihli UKOME kararı ile anaarter listesinden çıkarılıp çıkarılmadığı, buna göre davalı Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunun devam edip etmeyeceği ve taşınmazın bulunduğu dava dışı ilçe belediyesinin davaya dahil edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmakta ise de; esasen dava konusu taşınmazın cephe aldığı Güneş Sokağın ana arter listesinde yer almadığı ... Ulaşım Daire Başkanlığı Koordinasyon Müdürlüğünün 04.06.2010 tarihli yazısı ile sabittir.
    Ne var ki, ilke olarak her dava açıldığı tarihteki hal ve şartlara göre incelenip sonuçlandırılmalıdır. Dava açılırken gerçek hasmın tespit edilmesi ve davanın ona yöneltilmesi de temel bir usul kuralıdır. Öte yandan taşınmaza müdahalenin önlenmesi davaları, taşınmaza fiilen müdahale eden kişi ya da kuruma karşı açılır.( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.06.1973 tarih,1-908 Esas, 562 Karar sayılı ilamı)
    Somut olayda, davalı Belediyenin Kamulaştırma Kanunu’na uygun hareket etmeden, taşınmazı kısmen işgal ederek hukuka aykırı, kanunsuz bir harekette bulunduğu açıktır.
    Davacılara ait olan taşınmaza dava tarihi itibariyle kamulaştırmasız el atma eylemi davalı Belediye tarafından gerçekleştirildiğine göre, taşınmazın cephe aldığı yol ana arter iken yargılama sırasında ana arter olmaktan çıkartılmış olsa bile bu durum davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; aksi halde yargılama sırasında taşınmazın cephesinin bulunduğu yolun ana arter olup olmadığı hakkında alınacak kararlar ile husumet yine değişecek, bu durum keyfilik ve istikrarsızlık yaratacaktır.
    Bu bakımdan davalı Belediyeye husumet yöneltilebileceğine ilişkin, Yerel Mahkemenin belirlemesi yerindedir.
    Ne var ki, Özel Dairece işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
    S O N U Ç : Yukarıda açıklanan gerekçelerle direnme kararı yerinde olup; davalı vekilinin işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için, dosyanın 5.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 20.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi