Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2014/2094
Karar No: 2016/23

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/2094 Esas 2016/23 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2014/2094 E.  ,  2016/23 K.
"İçtihat Metni"

ESAS NO : 2014/19-2094
KARAR NO : 2016/23
T.C.
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

ESAS NO : 2014/19-2094
KARAR NO : 2016/23 Y A R G I T A Y İ L A M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2014
NUMARASI : 2014/6-2014/206
DAVACI : E.. Ö.. vekili Av. ....
DAVALI : Ö.. Ş.. vekili Av. D.. Y..

Taraflar arasındaki “menfi tesbit ve ipoteğin fekki” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ... Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.02.2013 gün ve 2011/740 E., 2013/64 K. sayılı karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 11.09.2013 gün ve 2013/9483–2013/13597 E.K. sayılı kararı ile;
“...Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan bayilik sözleşmesi gereğince müvekkiline satılan malların tazminatı olarak müvekkilinin taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin davalıdan aldığı malların bedelini tamamen ödediğini ileri sürerek davalıya borçlu olunmadığının tespitine, taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline verdiği çeklerden iki adedinin karşılıksız çıkması üzerine davacı aleyhine bu çeklere dayalı olarak icra takipleri yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın ipotek akit tablosunda davalıdan alınan 100.000 TL bedelli konut kredisi karşılığında taşınmaz üzerinde aynı bedelli ipotek tesis edildiği, tarafların açıklamalarına göre davacı ve davalı arasında konut kredisi kullandırılmasına ticari ilişkinin bulunmadığı, ipoteğin gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya 100.000 TL ipotek bedeli kadar borçlu olmadığının tespitine ipoteğin fekkine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu ipoteğe ilişkin 16.07.2009 tarih ve 8370 yevmiye nolu resmi senette ipoteğin, davacının davalı şirketten aldığı 100.000 TL bedel müvekkilinde konut kredisi için tesis edildiği belirtilmiştir. Böylece ipotek resmi senedinde davacının davalıdan 100.000 TL aldığı kendi imzası ile tasdik edilmiş olduğuna göre davacı, bu ipotek nedeniyle davalıdan bu miktar bir parayı almadığını ya da alıp da geri ödediğini yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Mahkemece, bu yönler gözetilmeksizin somut olay bakımından hukuki ilişkinin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…”
gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava borçlu olmadığının tesbiti ve taşınmaz üzerine tesis edilmiş bulunan ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık ipotek resmi senedinin sadece içerdiği hukuki ilişkiden doğan alacağı mı teminat altına alacağı, yoksa belirtilen hukuki ilişkiden bağımsız olarak resmi senette yazılı tutarın verildiğine dair delil teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 881 inci maddesine göre ipotek, hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacağı teminat altına almak için tesis edilen mutlak ve sınırlı bir ayni haktır.
İpotek bir sözleşme niteliğinde olup borçlandırıcı işlem (taahhüt muamelesi) ile kazandırıcı işlem (tasarruf muamelesi) aynı anda ve tapu sicil memuru önünde yapılır. Sözleşme resmi senede bağlanır ve bu belge (diğer adıyla ipotek akit tablosu) hukuk yargılama usulü bakımından sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli bir senet niteliğindedir. İpotek resmi senedinin aksi de ancak aynı güçte bir senetle ispatlanabilir.
Somut olayda davacının alacaklı Ö.. Ş..nden aldığı 100.000,-TL (yüz bin TL) bedel mukabilinde konut kredisi için maliki olduğu taşınmaz üzerine ipotek tesis ettiği açıkça yazılmıştır.
Yukarıda da açıklandığı üzere ipotek resmi senedi, senet metninde gösterilen hususlarda kesin delil teşkil eder. Bu bağlamda davacının 100.000,-TL aldığı sabit olup, bu tutarı almadığını veya bu tutarın ödendiğini ispatlaması için yazılı bir delile ihtiyaç vardır. Davacı dilekçesinde böyle bir parayı almadığını, davalı ile aralarında konut satışını konu alan bir kredi ilişkisinin de bulunmadığını; eş deyişle resmi senede geçirilmiş hukuki işlemlerin gerçek olmadığını ileri sürmektedir. Davacı, resmi senedin belirtilen özelliği nedeniyle bu iddiasını ispat edecek güçte bir delil de sunmamaktadır.
Bu durumda davacının ipotek resmi senedinde belirtilen ilişkinin aksini, aynı güçte delille ispatlayamadığı ve senette yazılı tutarı almış olduğunun kabulünün gerekeceği; bu tutarın alınmadığı veya ödendiğine ilişkin de bir delil sunamadığı gözetildiğinde direnme kararının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında bir kısım üyeler temyiz aşamasındaki dilekçelerde davacının taşınmazı devrettiğine ilişkin iddiaların dile getirildiği, bu iddianın sıfatı etkileyeceği ve araştırılması gerektiğinden söz ederek ilaveli bir bozma yapılması düşüncesini dile getirmişlerse de taşınmaz devrine ilişkin beyanın herhangi bir delille desteklenmediği ve bozma sonrasında sıfata ilişkin olası bir değişikliğin mahkemece değerlendirileceğinin tabii bulunduğu da gözetilerek bu görüşte belirtilen hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 20.01.2016 gününde oy çokluğu ile karar verildi.







Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi