Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/20858
Karar No: 2019/18604
Karar Tarihi: 10.10.2019

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/20858 Esas 2019/18604 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2016/20858 E.  ,  2019/18604 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait işyerinde 12.07.2010 tarihinde çağrı merkezi personeli olarak çalışmaya başlamasına rağmen, işe başlama tarihinin 22.09.2010 olarak bildirildiğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 18.01.2012 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, geçmişte sınav için izin alması, değişik tarihlerde iki adet müşteri şikayeti, raporlu olduğu günde işe gelmemesi ve farklı iki tarihte sistem hatasından kaynaklanan sistemin yeniden başlatılması olaylarının gerçeğe aykırı şekilde çarpıtılmak suretiyle fesih gerekçesi olarak ileri sürüldüğünü, bu gerekçelerin gerçeğe aykırı olduğunu ve haksız olarak işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının çağrı hizmeti veren şirkette 22.09.2010 tarihinden itibaren müşteri hizmet yetkilisi olarak çalıştığını, çalıştığı süre içinde davacı hakkında 24.02.2011 tarihli Davranış Şikâyeti, 31.07.2011 tarihli Davranış Şikâyeti, 28.10.2011 tarihli Devamsızlık, Bildirimsiz Sistemden Ayrılma, Sistem Güncellemesi konulu tutulan tutanaklar tutulduğunu, davacının iş görme borcunu şirketin temel kriterlerine uygun şekilde yerine getirmediğini, verimi düşürdüğünü, davacının verimsiz çalışması ve müşteri memnuniyetsizliğine yol açmak suretiyle işvereni zor durumda bıraktığını, çalışma arkadaşlarına olumsuz örnek olduğunu, buna rağmen işverence sadece uyarılmak suretiyle olumsuz davranışlarının tolere edildiğini, davacının ısrarla olumsuz davranışlarını sürdürdüğünü, iş sözleşmesinin İş Kanunu m.25/II kapsamında feshedilmiş olması nedeni ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
    Temyiz Başvurusu:
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    İş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilip feshedilmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
    Somut uyuşmazlıkta mahkemece, davacının davranışlarından dolayı defaatle uyarıldığı, davacı hakkında yazılı olarak tutulan tutanaklar incelendiğinde, bunlardan iki tanesinin sistemi kural dışı kullanmayla alakalı olduğu, iki tanesinin davranış şikayetine dayandığı, iki tanesinin de devamsızlıkla alakalı olduğunun görüldüğü, sonuç olarak, davacıya iş görme borcunu sözleşmeye ve şirket kurallarına uygun olarak yerine getirmesi konusunda toplam beş defa yazılı uyarıda bulunulduğu, davacının bu uyarılara rağmen benzer davranışı tekrar etmeye devam ettiği, davacının yapmakta olduğu iş ve görevleri dikkate alındığında, daha önce benzer konularda beş defa yazılı olarak uyarıldığı halde, olumsuz davranışlarda bulunmakta ısrar ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle feshin İş Kanunu"nun 25/II-g maddesi anlamında haklı sebebe dayandığı sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamına göre, davalıya ait işyerinde uygulanan bir Disiplin Kuralları Yönetmeliği bulunduğu ve bu Yönetmelikte haklı fesih halinde, ilke olarak işçiden savunması alınması gerektiği düzenlenmiştir. Nitekim Disiplin Prosedürü başlıklı belgenin "Yazılı İfade ve Savunma Alınması" başlıklı 10. maddesinde, disiplin cezası verilmesi için ilke olarak personelin yazılı ifadesinin alınması gerektiği belirtildikten sonra, yazılı ifadenin savunma yerine geçeceği, iki işgünü içerisinde ifade vermeyen personelin bu hakkından vazgeçmiş sayılacağı, personelin yazılı ifade talebini içerir olay tutanağını tebliğ almak istememesi durumunda, bu hususun iki tanığın imzası ile tutanağa şerh düşülmesi gerektiği hususuna yer verilmiştir. Bu düzenleme ile bir “ilke” öngörülmüş ise de, davalı işverenin fesih öncesi işçiden savunma isteme gibi bir zorunluluğu kural olarak bulunmamaktadır. Aynı şekilde 4857 sayılı İş Kanununa göre haklı fesih halinde de, işverenin işçiden savunmasını istemesi şartı aranmamaktadır. Diğer taraftan, somut olayda davalı işveren 18.01.2012 tarihli olay tutanağı başlıklı yazı ile, davacıya tutanağın kendisine tebliğinden itibaren en geç 4 işgünü içerisinde yazılı savunmasını bildirmesini istemiş, ancak ilgili yazının altına davacının imza atmaktan imtina ettiğine dair şerh konularak ... (uzman asistan) ve ... (uzman asistan) tarafından imzalanmıştır. Davacı ise, savunmasının hiç istenmediğini, kendisi ile ilgili tutanakların ve savunma talebine dair yazının gerçek dışı olup, sonradan düzenlendiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf savunmasında, fesih öncesinde davacıya yazılı savunmasını sunması için süre verildiğini (ancak davacının imzadan imtina ettiğini) ileri sürdüğüne göre, artık Disiplin Kurulu Yönetmeliğinde düzenlenen usulüne uygun davrandığı da ispat etmek zorundadır. Bir başka anlatımla davalı, dürüstlük kuralları gereği davacıya yazılı savunmasını sunması için süre verildiğini, davacının ise bu yazılı imzalamaktan imtina ettiğini ispat etmek zorundadır. Anılan tutanağın altında imzası bulunan ... ile ... tanık sıfatıyla dinlenmemiştir. Şu halde, davalı davacının savunma vermekten imtina ettiğinin şahitler huzurunda imza altına alındığını savunmuş ise de, davacının bu tutanağı kabul etmediği, davalının fesih öncesinde işçiden savunma istediğini ispat edemediği açıktır. İlke olarak haklı fesih öncesinde savunma alma zorunluluğu bulunmayan işverenin, savunma almak suretiyle fesih yoluna başvurması halinde, bu usule uygun davranma zorunluluğu doğar. Somut olayda ise, işverence feshin Disiplin Yönetmeliğinde düzenlenen usule uygun olduğu işverence kanıtlanamamıştır Ayrıca, davalı işverence dosyaya sunulan 18.01.2012 tarihli yazıda, davacıya tutanağın tebliğinden itibaren 4 iş günü içinde yazılı savunmasını sunması için süre verildiği halde, iş sözleşmesinin bu yazı ile aynı tarihte feshine karar verilmesi bir başka hatalı yöndür. Aksi takdirde fesih için öngörülen usule uyulmaması feshi haksız hale getirir. Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar dikkate alınarak, feshin haksız olduğu sonucuna varılması ve davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, hatalı hukuki gerekçe ile yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
    Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi