20. Hukuk Dairesi 2017/10617 E. , 2018/3840 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : Hazine-Orman Yönetimi-Ayşe Sarı ve Ark.
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
.... ili, ....ilçesi, .... köyü 619 parsel sayılı 53.100 m2 yüzölçümlü taşınmaz, 10.08.1961 tarihinde yapılan tapulama tespiti sırasında Osman Polat adına, 124 tahrir sıra nolu vergi kaydına dayanılarak tespit edilmiştir.
Bu tespite, Hazine ve Orman Yönetimi ile .... tarafından komisyona itiraz edilmiş, komisyon kararı ile de dosya tapulama mahkemesine devredilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalının zilyetlik koşullarını sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Dairenin 01/06/2016 gün 2015/10635-2016/6221 E.K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın öncesinin orman sayılıp sayılmayan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağı konusunda mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanunla sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun iadeye tâbi tutulmuştur. İadenin koşulları kanunda gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı Orman Yönetiminden sorularak, yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tespit tutanağı ile eğer itirazlı ise dava dosyası, varsa bu parsellere ait dayanak tapu ve vergi kayıtları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu
-2- 2017/10617-2018/3840
saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.;14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/1-2. maddeleri karşısındaki durumu araştırılmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanmaya dair (Medenî Kanunun 713. maddesi, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerindeki) koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte, 1980-1990 yılları arasında hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, taşınmazların toprak yapısı incelenmeli, çekişmeli taşınmazın fiilî durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı, imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları HMK’nın 259 ve 261. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli, yerel bilirkişinin imar ve ihya ile zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılamada, çekişmeli 619 sayılı parselin sehven tapu kaydının oluşturulduğu ve 2012 tarihinde ... isimli kişiye satılarak halen ilgili kişi adına tapuda kayıtlı olduğu belirlenmiş, taşınmazın yeni maliki davaya dahil edilmiş ve parsel davalı hale getirilmiştir. Yargılama sonunda ise;
1-Davacı ... Yönetimi ve müdahil Hazinenin davalarının kısmen kabulü kısmen reddine,
2-Kozan Postkabasakal mahallesi (köyü) 619 sayılı parselin davalı ... adına olan tapu kaydının ( kadastro tespitinin) iptaline,
a) Fen bilirkişisi Mehmet Koç tarafından düzenlenen 08/07/2017 günlü raporda (A) harfi ile gösterilen 13.785 m²"lik bölümün çalışma alanının son parsel numarası verilmek suretiyle Orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline.
b) Fen bilirkişisi Mehmet Koç tarafından düzenlenen 08/07/2017 günlü raporunda (B) harfi ile gösterilen 39.315 m²"lik bölümün 619 parsel numarası altında davalı ... adına tapuya tesciline,
3- Davacılar Ayşe Sarı ve Zeynep Ünsal (ölmekle mirasçıları Mehmet Ünsal ve Ali Ünsal)"ın davalarının reddine yönelik 31/12/1987 tarih 1978/1301 Esas 1978/289 sayılı karara karşı yasal yola başvurmadıkları ve kararın 30/03/1988 tarihinde kesinleştiğinden bu davacıların ve davaya dahil olan mirasçıların davası hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
-3- 2017/10617-2018/3840
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır, arazi kadastro çalışmaları 1960 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden ve 7139 sayılı Kanununun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına
15/05/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.