Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/20453
Karar No: 2019/18675
Karar Tarihi: 10.10.2019

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/20453 Esas 2019/18675 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2016/20453 E.  ,  2019/18675 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesine haklı olarak davacı tarafından son verildiğini öne sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ve yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
    2-Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Dava dilekçesinde fazla çalışma ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesine haklı olarak davacı tarafından son verildiği öne sürülmüş, davalı ise cevap dilekçesinde davacının haklı bir neden olmadan başka bir iş bulması nedeniyle istifa ettiğini savunmuştur. Mahkemece işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmiş ise de; varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
    Dosya içerisinde bulunan 31.01.2013 tarihli istifa dilekçesinde, davacının başka bir kurumda 2.750,00 TL ücret ile işe başlayacağından istifa ettiği yazılı olup dilekçe davacı imzalıdır. Davacı asil mahkemeye sunduğu dilekçe ile istifa dilekçesinin baskı ile alındığını öne sürmüş ise de, baskı iddiası yöntemince ispatlanamamıştır. Davacının 11.2.2013 tarihinde başka bir işyerinde işe başladığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece,davacının başka bir işte çalışmak için istifa ettiği yönündeki özel neden belirtir dilekçeye itibar edilerek kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    3-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışmanın hesap yöntemi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
    İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
    Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda işyeri kayıtları esas alınarak davacının haftanın 5 günü çalıştığı, günlük 7.5 saati aşan kış döneminde 1.5 saat, yaz döneminde 2 saat fazla çalışma olduğu, buna göre aylık yaz dönemi 44 saat, kış dönemi ise 33 saat fazla çalışma yaptığı kabulüne göre hesaplama yapılarak ödenen miktarlar mahsup edilmiştir. Mahkemece bu rapora itibar ile hüküm kurulmuş ise de; rapordaki hesaplamanın hatalı olduğu görülmektedir. Şöyle ki; raporda kabul edilen çalışma saatlerine göre kış döneminde haftalık 45 saati aşan çalışma bulunmamakta, yaz döneminde ise haftalık 2.5 saat fazla çalışma çıkmaktadır. Öte yandan; bilrikişi raporunda fazla çalışma, haftalık hesap yerine ortalama saat kabulüyle tespit edilmiştir.
    Açıklanan nedenler ile öncelikle işyeri kayıtlarına göre haftalık çalışma süresi ve fazla çalışma süresi yasaya uygun şekilde belirlenmeli, yapılan ödemeler mahsup edilmeli, davacının temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek sonucuna göre davacının bakiye fazla çalışma ücreti alacağı bulunup bulunmadığı konusunda bir karar verilmelidir.
    Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ:
    Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi