Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/5209
Karar No: 2017/1885
Karar Tarihi: 08.03.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/5209 Esas 2017/1885 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Dava, davalının maliki olduğu gayrimenkul üzerinde müvekkili şirket lehine 22/03/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkının tesis edildiği, ancak Rekabet Kurulu kararı sebebiyle geçerlilik süresinin 5 yılla sınırlandırıldığı ve davacı tarafın yatırımlarının intifa hakkı süresince kullanılamaması nedeniyle peşin ödenen intifa bedelinin iadesi talebiyle açılmıştır. Mahkeme intifa bedelinin kalan bakiye süre uyarınca davacıya ödenmesi gereken tutarını tespit etmiştir. Ayrıca, birleşen davada davacının ipoteğin limiti haricinde fazlaya dair bir alacağı olmadığından asıl alacak davasının reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, intifa hakkı ve benzeri etkiye sahip sözleşmeler ile ilgili 5 yılı aşan süreler bakımından yasak anlaşma olarak değerlendirileceğini belirtmektedir. İİK 45/1 maddesi, rehinle temin edilmiş bir alacağı, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla talep edebileceğini ifade etmektedir.
19. Hukuk Dairesi         2016/5209 E.  ,  2017/1885 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak ve itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Asıl davada davacı vekili, davalının maliki olduğu gayrimenkul üzerinde müvekkili şirket lehine 22/03/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin müvekkili tarafından peşin olarak ödendiğini, davaya konu gayrimenkul üzerindeki akaryakıt istasyonunda müvekkilinin ürünlerinin satışının intifa hakkı süresince devam edeceği inancıyla akaryakıt istasyonunun faaliyetinin geliştirilmesi ve iyileştirmesi amacıyla önemli değere sahip yatırımlar yapıldığını, davalı bayiinin satış faaliyetinin geliştirilmesi ve diğer bayiiler arasındaki rekabetçi konumunun güçlendirilmesi için satış teşvik primi veya başka adlar altında fınansal destek ödemelerinde bulunulduğunu, Rekabet Kurulu internet sitesinden 12/03/2009 tarihinde gerçekleştirdiği genel bir bildirimle intifa hakkı ve benzeri etkiye sahip sözleşmeler ile ilgili 5 yılı aşan süreler bakımından 4054 sayılı kanunun 4. maddesi kapsamında yasak anlaşma olarak değerlendirileceği, bu şekilde müvekkilinin sahip olduğu 15 yıl süreli intifa hakkının sözleşme tarihi olan 22/03/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yılı aşan kısmının geçersiz kılındığını, bu sebeple davalıya peşin ödenen intifa hakkı bedelinin geçersiz kılınan süresine tekabül eden kısma ilişkin güncellenmiş bedel olan 524.374,47-TL, davalının ticari faaliyetinin geliştirilmesi, istasyonun inşası ve iyileştirilmesi işlerinde kullanılmak üzere veya başkaca nedenlerle kendisine ödenen primlerin geçersiz kılınan süreye tekabül eden kısma ilişkin güncellenmiş bedel olan 283.521,99 TL ve davaya konu davalıya ait akaryakıt istasyonunda faaliyet geliştirilmesi adı altında müvekkili tarafından gerçekleştirilen kalıcı yatırımların işlememiş süreye tekabül eden kısmının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncelleştirilmiş bedel olan 16.865,91 TL olmak üzere toplam 824.762,37 TL"nin davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsil olunarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
    Asıl davada davalı vekili, yasal düzenlemeye dayalı surette bitmek zorunda kalan iş ilişkisinden ötürü müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davacının yapmış olduğunu iddia ettiği yatırımlarını koruma gayesi altında yeni bir sözleşme yapma çabası sergilemediğini, yaptırılan düzenlemelerin işletmenin faaliyeti süresince kullanıldığını ve yıpranarak eskidiğini, bunun dışında davacı yanın prim destek bedeli adı altında aktardığını beyan ettiği kaynakların 15 yıllık süreye yönelik olarak yapıldığı iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Birleşen davada davacı vekili, davalı şirketin sahibi olduğu taşınmaz üzerinde müvekkili yararına 22/03/2006 tarihinde geçerli olarak ve bedeli peşin ödenmiş şekilde 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, bu borcun teminatı olmak üzere aynı taşınmaz üzerine 26/12/2006 tarihinde 400.000 TL bedelli ipotek kurulduğunu ve taşınmazda yüksek miktarlı yatırımlar yapıldığını ancak Rekabet Kurulu"nun 12/02/2009 tarihli kararı uyarınca 18/09/2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin süresi ne olursa olsun yapıldıkları tarihten itibaren ilk 5 yıllık süre boyunca muafiyetten yararlanabileceği, 5 yılı aşan süreler bakımından muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kararlaştırıldığını, bu sebeple davalıya peşin ödenen intifa bedelinin geçersiz kılınan süresine ait kısma ilişkin güncellenmiş bedel olan 524.374,47 TL"nin, taşınmazdaki istasyonun inşa ve iyileştirilmesi işlerinde kullanılmak amacıyla ödenen primlerin geçersiz kılınan süresine ait kısma ilişkin güncellenmiş bedel olan 283.521,99 TL"nin ve son olarak kalıcı yatırımların işlememiş süreye rastlayan kısmına yönelik güncellenmiş bedel olan 16.865,91 TL olmak üzere toplam 824.762,37 TL"nin ödenmediğini, davalının ödemekle yükümlü olduğu miktarın ipotekle teminat altına alınmış 400.000 TL"sinin tahsili yönünden ... 10 İcra Müdürlüğünün 2012/3163 sayılı dosyasından başlattıkları ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Birleşen davada davalı vekili, mahkeme ilamı olmadan ipoteğin paraya çevrilemeyeceğini, davanın yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, yapılan yargılamaya göre; asıl dava yönünden, taraflar arasındaki anlaşmanın yasal düzenleme ile getirilen kısıtlama nedeniyle tarafların kusuru dışında bir sebeple sona erdiği, 15 yıllık süre için davalıya intifa bedeli kdv dahil 558.004,30 TL ödendiği, intifa bedelinin toplam 5399 gün için ödenmesine rağmen rekabet kurulu kararı sebebiyle bu sürenin ancak 1939 gününün kullanıldığı, kalan 3.460 günün ise kullanılamadığı, kullanılmayan süreye isabet eden intifa bedeli tutarın 357.591 TL olduğu ve peşin ödenen bu bedelin davacıya iadesinin gerektiği, bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalının sahibi olduğu akaryakıt istasyonuna yapılan yatırımların akaryakıt satışının yapılabilmesi için zorunlu yapılan giderler olup, bu yatırımların davaya konu sözleşmeden çok daha önce taraflar arasında yapılmış olduğu anlaşılan eski tarihli sözleşmeler gereğince yapıldıkları, davalı kadar davacının da sözleşmeden yararlandığı, bu bakımdan söz konusu yatırımların davalı yararına sebepsiz zenginleşme teşkil etmediği, intifa hakkından bağımsız olarak taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süre için kararlaştırıldığı ve süresini tamamladığı, bayilik sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getiren davalıdan sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle satış teşvik primi adı altında ödenen ücretin iadesinin istenemeyeceği, satış destek priminin istasyondaki bayilik faaliyetiyle ilgili olup intifa hakkı ile ilişkilendirilemeyeceği gereksiyle asıl davanın kısmen kabulüne; birleşen dava yönünden ise, taraflar arasında meydana gelen ticari ilişki nedeniyle davacının 2. derecede 400.000 TL tutarında limit ipoteği tesis ettiği, intifa bedelinden iadesi gereken bedelin 357.591 TL olduğu, diğer taleplerin ise yerinde olmadığı, bu sebeple ipotek limiti 400.000 TL ise de takip tarihi itibariyle iadesi gereken bedelin 357.591 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
    Taraflar arasında düzenlenen akaryakıt bayiliği sözleşmesi sebebiyle, sözleşmeden kaynaklanan alacağın rehini amacıyla davalı borçlu tarafından 400.000 TL limitli olarak davacı lehine ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya verilen 15 yıl süreli intifa hakkı bedeli 472.885 TL olup intifa ivaz bedeli olarak kdv hariç toplam değerin gözönüne alınması gerekir çünkü katma değer vergisi davalı kazanımı olmayıp vergi olarak devlete ödenmektedir.
    İİK 45/1 maddesi uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağı, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla talep edebilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı alacağını dava yoluyla talep edebilir. Mahkemece ipotek limiti gözönüne alındığında davacı alacağının ipotek bedelinin altında olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının ipotek limiti haricinde fazlaya dair bir alacağı bulunmadığı anlaşıldığından asıl alacak davasının bu nedenle reddi gerekirken mükerrer tahsilat olacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    Mahkemece, intifa bedelinin kdv hariç tutarı dikkate alınarak kalan bakiye süre uyarınca davacıya ödenmesi gereken intifa alacak miktarının tespiti ile birleşen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe itirazın iptali için açılan davada alacak miktarı ile ilgili olarak itirazın iptaline karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi uygun görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi