20. Hukuk Dairesi 2017/9280 E. , 2020/1645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesi ile birlikte ...köyü 3263 parsel sayılı taşınmazın 400/6650 hisseli 8 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, yörede 2005 tarihinde ilk kez yapılan ve 12.07.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında Çorlu ilçesi, ...köyünde bulunan çekişmeli taşınmazların orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu nedenle hatalı olan 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu kararının bağımsız bölümlerinin bulunduğu parsele isabet eden bölümünün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın tapu kaydında orman tahdit sınırlarında kaldığına dair şerh bulunduğu ifade edilerek 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu kararının iptali talep edilmiş ise de taşınmazın tapu kaydında bu yönde bir şerh bulunmadığı, bu itibarla davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava, 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 05.05.2005 - 05.11.2005 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 12.05.2005 tarihinde ilan edilerek 12.01.2006 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanununun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın tapu kaydında orman tahdit sınırlarında kaldığına dair şerh bulunduğu ifade edilerek 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu kararının iptali talep edilmiş ise de taşınmazın tapu kaydında bu yönde bir şerh bulunmadığı, bu itibarla davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; temyiz incelemesi sırasında UYAP üzerinden yapılan kontrolde davacı Ali Haydar Sevgi"nin 10.11.2005 havale tarihli dava dilekçesiyle, ...köyü 3263 parsel 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin tapu ile adına tescilli olduğu, yörede 2005 yılında ilk kez yapılan ve 12.07.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yere ait sınırlamanın iptali istemiyle kadastro mahkemesine açılan orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda Çorlu (Kapatılan) Kadastro Mahkemesince verilen 10/12/2012 tarih ve 2005/26-2012/12 E.-K. sayılı karar davacı yanca temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/02/2014 tarih ve 2013/10084 - 2014/1459 E.-K. sayılı ilamı ile “dava konusu taşınmazlar içindeki diğer bağımsız bölüm maliklerinin dava açıp açmadığının araştırılması, açmış ise aralarında bağlantı olduğundan birleştirilmeleri gerektiğinin düşünülmesi,
taşınmazların evveliyatları itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması, müşterek maliklerin ayrı ayrı orman kadastrosunun iptali davası açabilecekleri gözönünde bulundurularak dava konusu taşınmazların tamamı yönünden oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyulmasına karar verilen davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, dava konusu taşınmaza ilişkin orman kadastrosuna itiraz davasının derdest olduğu kadastro mahkemesi dosyasının sonucunun beklenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 08/06/2020 günü oy birliği ile karar verildi.