Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7877
Karar No: 2017/485
Karar Tarihi: 26.01.2017

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/7877 Esas 2017/485 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar iş kazası sonucu maluliyetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi talebiyle dava açmıştır. İlk kararda tazminat talebinin kısmen kabul edilmesine karar verilmiş, ancak temyiz başvurusu sonucunda davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının değiştirilip değiştirilmediği araştırılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Sonraki duruşmada maddi tazminatın ödendiği, manevi tazminat talebinin kısmen kabul edildiği belirtilmiştir. Davacının %100 oranında sürekli iş göremez olduğu ve iş kazasının %75 oranında davalılar ile %25 oranında davacı sigortalının kusurundan kaynaklandığı görülmüştür. Mahkeme, bedensel ve ruhsal bütünlüğün zarar görmesi durumunda hakimin manevi zarar adı ile uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceğini belirtmiştir. Manevi tazminatın belirlenmesinde, zararın caydırıcılık uyandırıcı oranda olması, tarafların kusur durumu, işverenin sağlık ve güvenliği önlemlerini almadığı durumlar gibi özelliklerin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu çerçevede, davacının yararına hükmedilen tazminat tutarlarının az olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. Kanunlar olarak, mülga B.K'nun 47. ve 6098 sayılı T.B.K'nun 56. maddeleri kararda detaylı olarak açıklanmıştır.
21. Hukuk Dairesi         2016/7877 E.  ,  2017/485 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    K A R A R

    1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2- Dava, 16.01.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat talepleri ile sigortalının eş ve çocuğunun manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
    Mahkemece verilen 18.12.2012 tarihli kararın davacılar ile davalı ...Ltd. Şti. ve ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda sigoortalıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının değişip değişmediği yöntemince araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda maddi tazminatın sonradan ödendiği ve talepler dikkate alınarak bu konuda karar verilmesin eyer olmadığına, manevi tazminat talepleinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya kapsamından davacının iş kazası sonucu % 100 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu ve bakıma muhtaç olduğu, iş kazasının meydana gelişinde davalılar ...Ltd. Şti. ve ...A.Ş.nin toplamda % 75 oranında, davcı sigortalının % 25 oranında kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
    Gerek mülga B.K"nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
    Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
    Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
    Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı sigortalı yararına hükmedilen 60.000,00 TL manevi tazminat ile davacı eş yararına hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat ve davacı çocuk yararına hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminat tutarları azdır.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 26/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi