1. Hukuk Dairesi 2017/3624 E. , 2020/4575 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan ...’ın, dava konusu 136 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 1/3"er payını, satış yoluyla davalı oğulları ... ve ..."ye temlik ettiğini, yapılan işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile mirasbırakan ... adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, mirasbırakan ile çocukları arasında düzenlenen 05.06.1987 tarihli anlaşma uyarınca, dava konusu taşınmazda mirasbırakana ait tek katlı evin üzerine kat çıktıklarını, mirasbırakanın bilahare dairelerine isabet eden payları tapuda devrettiğini, satış bedelini ödediklerini, taşınmazın 1/3 payının halen mirasbırakan adına kayıtlı olup muvazaa bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar; davalılardan ... 09.04.2009 tarihli duruşmada, annesinin felçli olması nedeniyle kendi yerlerini satıp dava konusu taşınmaza kat çıktıklarını, dava konusu taşınmazı mirasbırakandan parayla satın almadıklarını beyan etmiş; davalı ... mirasçıları olan dahili davalılar...,..,...,...,..,..,... aşamalarda, davayı kabul etmediklerini, muvazaa söz konusu olmadığını; dahili davalı ... aşamalarda, davaya bir diyeceğinin olmadığını, alt katın mirasbırakana ait olup diğer katların davalılar tarafından yapıldığını, mirasbırakanın bakmaları için davalılara verdiğini, üst katlarda bir hak iddiası olmadığını; dahili davalı ... bozmadan sonra 20.12.2016 tarihli duruşmada, davayı kabul etmediğini beyan etmişler; bozmadan sonra atanan tereke temsilcisi, esas yönünden taktiri mahkemeye bırakmıştır.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, “...Hal böyle olunca, mirasbırakan ...’ın ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davaya dahil edilen mirasçıların davaya muvafakat etmedikleri gözetilerek miras şirketine TMK’nun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak tereke temsilcisi huzuruyla yapılan yargılama sonucunda, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakanın terekesi adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalılardan ... vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli olarak temyiz edilmiş olmakla duruşma günü olarak saptanan 29.09.2020 Salı günü saat 9.25 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı, terekeye döndürülme istekli tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmak suretiyle yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı ...’nin bu yöne ilişkin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Somut olayda, Tekirdağ 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.02.2008 tarih 2008/156 Esas 2008/115 Karar sayılı veraset ilamına göre, 1928 doğumlu mirasbırakan ...’ın 08.02.2008 tarihinde ölümü üzerine davalı çocukları ..., ..., dahili davalı çocukları...,... ile 2000 yılında ölen oğlu Sadri’den olma davacı torunları ...ve ...’ın mirasçı kaldıkları; Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.09.2012 tarih 2012/662 Esas 2012/667 Karar sayılı veraset ilamına göre, davalı ...’in mirasbırakandan sonra 22.06.2012 tarihinde ölümü üzerine dahili davalı eşi Sabahat, dahili davalı çocukları ...,...,..,...,... ve ...’nin mirasçı kaldıkları; dava konusu 136 ada 57 parsel sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakan ... adına kayıtlı iken 20.07.2001 tarihinde 1/3 payını uhdesinde tutarak 1/3 payını davalı oğlu ..., 1/3 payını davalı oğlu ...’e satış yoluyla temlik ettiği; mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan ... terekesi adına tesciline şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki; çekişmeli taşınmaz terekeye döndürüldüğüne göre, infazı kabil bir karardan söz edilebilmesi için bütün mirasçıların ve miras paylarının açıkça belirtilerek ya da veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur.
Ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün, davacıların davasının kabulü ile cümlesinden sonra gelen 1. fıkrasında yer alan “Tekirdağ ili, Merkez ilçesi, Gündoğdu Mahallesi, 136 ada, 57 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ve ... YILMAZ adına olan tapu kayıtlarının İPTALİ ile miras bırakan LATİF VE AYŞE OĞLU 25/10/1928 DOĞUMLU ... TEREKESİ ADINA TAPUDA KAYIT VE TESCİLİNE,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine davacıların davasının kabulü cümlesinden sonra gelmek üzere 1. fıkra olarak “Dava konusu ... İli Merkez İlçesi Gündoğdu Mahallesi 136 ada 57 parsel sayılı taşınmazın davalılar adlarına kayıtlı olan 1/3’er payının iptali ile Tekirdağ 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.02.2008 tarih 2008/156 Esas 2008/115 Karar sayılı veraset ilamı ile Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.09.2012 tarih 2012/662 Esas 2012/667 Karar sayılı veraset ilamına göre mirasbırakan ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline” cümlesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.