4. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/5219 Karar No: 2018/3311 Karar Tarihi: 25.04.2018
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/5219 Esas 2018/3311 Karar Sayılı İlamı
4. Hukuk Dairesi 2016/5219 E. , 2018/3311 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 15/11/2013 gününde verilen dilekçe ile davalılardan ... yönünden haksız haciz ve haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, davalılardan ... yönünden İİK"nın 5. maddesi nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalılardan ... yönünden reddine, davalılardan ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 22/01/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının temyiz itirazları reddedilmelidir. 2) Davalılardan ..."ın temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalılardan ... yönünden haksız haciz ve haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, davalılardan ... yönünden İİK"nın 5. maddesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... yönünden davanın reddine, davalılardan ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararlara istinaden davalı tarafından icra takipleri başlatıldığını, bu kararların müvekkili tarafından temyiz edilmiş olmasına rağmen, davalının haksız olarak bir dizi hacizleri nedeniyle müvekkilinin tasarruf imkanlarını kısıtladığı, bu nedenle müvekkilinin ticari itibarının sarsıldığını, haciz işlemlerini durdurması için davalıya ihtarname keşide ettiğini, ancak davalının bu ihtarnameyi umursamadığını, haczi yapan icra müdürlüklerinin de dosyalara teminat mektubu ibraz edilmesi ve hacizlerin kaldırılmasını istemelerine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermediklerini, işlemlere devam edildiğini, bu nedenlerle maddi ve manevi zararlara uğradığını, ayrıca davalılardan ..."ın müvekkili hakkında küçük düşürücü söylemlerde bulunduğunu belirterek oluşan maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir. Davalı ...; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; icra dosyalarında yapılan işlemler yönünden davalı tarafın yasal hakların kullanıldığı, davacı tarafın ise kullanılabileceği hukuki yollar varken hareketsiz kaldığı, dolayısıyla davalıların maddi tazminatla sorumlu tutulmayacakları anlaşıldığından davacının maddi tazminat davasının reddine, davalı ..."ın davacı hakkında onun tüm mallarına haciz koydurucağım şeklinde konuştuğu ve davacıya küfürler ettiği, bu durumun davacının kişilik haklarına saldırı olduğu gerekçesi ile davalılardan ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve özellikle tanık beyanları değerlendirildiğinde; davalılardan ..."ın davacıya yönelik kişilik haklarına saldırı oluşturduğu iddia edilen sözleri söylediği ispatlanamamıştır. Şu durumda; davanın tümden reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalı ..."tan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.