4. Hukuk Dairesi 2021/14227 E. , 2021/7413 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yerel mahkemece verilen, gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 05/02/2020 gün ve 2018/325-2020/733 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı ...’ten kredi sözleşmesi gereğince alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi sebebi ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulün davalı ...’ye ondan da dava dışı ...’a devredildiğinin öğrenildiğini beyan ederek, dava konusu gayrımenkulün davalı ..."nin elden çıkarttığı tarihteki bedelini müvekkil banka alacak ve ferilerini geçmemek üzere talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 05/02/2020 gün ve 2018/325-2020/733 sayılı kararı ile bozulmuş, davacı vekili ve davalı ... vekili kararın düzeltilmesini istemiştir.
Yeniden yapılan inceleme sonunda:
1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 05/02/2020 gün ve 2018/325-2020/733 sayılı ilamında; her ne kadar icra takibinin ihtiyati haciz ile başladığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmesi ile dosyadaki hacizlerin kesin hacze dönüşeceği, ancak icra dosyası içerisinde ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, Mahkemece öncelikle ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, tebliğ edilmiş ise söz konusu haciz tutanaklarının İİK 105 kapsamında aciz vesikası niteliğinde olmasına göre esasa girilerek sonucuna göre karar verilmesi, tebliğ edilmemiş ise kesinleşmiş bir takip bulunmamasına göre davanın dava şartı yokluğundan
reddine karar verilmesi gereğine değinilmiş ise de; yeniden yapılan incelemede; dosya içerisindeki belgelerden ihtiyati hacze dayalı olarak 23/11/2012 tarihinde başlatılan ... 12.İcra Müdürlüğü’nün 2012/18966 sayılı takip dosyasında ödeme emrinin 27/11/2012 tarihinde davalı borçlunun mernis adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, böylece ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü ve davalı borçlunun mernis adresinde tutulan 26/11/2012 tarihli ihtiyati haciz tutanaklarında, borçlunun haczi kabil malının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece borçlu davalı hakkında kesinleşmiş bir takip bulunduğundan ve söz konusu haciz tutanaklarının İİK 105 kapsamında aciz vesikası niteliğinde olduğu anlaşıldığından davanın esasına girilerek davada İİK"nun 277-279 ve 280 koşullarının tartışılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bette açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 05/02/2020 gün ve 2018/325-2020/733 sayılı ilamının karar gerekçesinin değiştirilerek, yukarıda açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının BOZULMASINA, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca 490,00 TL para cezasının davalı ..."ten alınarak Hazineye gelir kaydettirilmesine, aşağıda dökümü yazılı 123,60 karar düzeltme harcının temyiz harcına mahsubuna, tashihi karar peşin harcının karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.