
Esas No: 2018/2151
Karar No: 2018/4010
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2018/2151 Esas 2018/4010 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ile davalılardan Hazine, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, ramanlar köyünde ilk kez yapılan ve 01/11/2007 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında, ilân edilen paftada P.57 iç parsel numarası verilen alanın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman alanı içine alınarak orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Daha sonra yapılan arazi kadastrosu sırasında davaya konu yer hakkında 227 ada 3 ilâ 10 parsel numarası verilerek ve kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılıp kadastro tesbit tutanağı düzenlenerek 3402 sayılı nunun 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiş, zilyetleri davaya dahil edilerek davaya devam edilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 227 ada 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 227 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 25.10.2010 havale tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (3A ve 3B) ile işaretli bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu alan içerisinde kalan ve 227 ada 6 parsel sayılı taşınmazın doğusunda 4 ve 5 sayılı parseller arasında kalan ve dere olarak sınırlandırılan kısımların tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından 227 ada 3 parselin (3C) ile işaretli bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, davalı Hazine tarafından ise 227 ada 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların orman olmadığı, P.57 iç parselinin daha geniş alanı kapsadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Dairenin 26/02/2013 tarih ve 2013/537 -1951 E.K. sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "P.57 iç parseli daha çok taşınmazı kapsamasına rağmen, mevcut orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle 277 ada 3 ilâ 10 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının malik hanesi açık bırakılıp 3402 sayılı nunun 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiştir. Mevcut dava nedeniyle tutanakları davalı olarak tutulması gereken 225 ada 1 ilâ 8, 226 ada 2 ilâ 11, 227 ada 1 ve 2, 230 ada 1 parsel sayılı taşınmazların komisyonca yanılgı sonucu askı ilânlarının yaptırılarak kesinleştirilmiş olması bu taşınmazların tesbitten önce davalı olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu nedenle mahkemece öncelikle 225 ada 1 ilâ 8, 226 ada 2 ilâ 11, 227 ada 1 ve 2, 230 ada 1 parsellerin tapu kaydına kadastro mahkemesinde davalı olduğu şerhi konulup, tesbit malikleri davaya dahil edildikten sonra temyize konu 227 ada 3 parselin temyize konu (3C) bölümü ve 225 ada 1 ilâ 8, 226 ada 2 ilâ 11, 227 ada 1 ve 2, 230 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yöntemine uygun şekilde orman araştırması ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, dava konusu 225 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazların şeklen oluşan tapu kayıtlarının iptali ile kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline,
Aynı yerde kain 225 ada 7 parsel sayılı taşınmazın şeklen oluşan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
Aynı yerde kain 226 ada 2, 4, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların şeklen oluşan tapu kayıtlarının iptali ile kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline,
226 ada 3, 5, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların şeklen oluşan tapu kayıtlarının iptali ile bu yerlerin orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
Aynı yerde kain 227 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların şeklen oluşan tapu kayıtlarının iptali ile kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline,
Aynı yerde kain 227 ada 3 nolu parselde 14/10/2010 tarihli ... imzalı fen bilirkişi raporunda (3C) rumuzuyla gösterilen 1576,30 m2"lik kısmın kadastro tespiti gibi ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
227 ada 7,8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline,
227 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
Aynı yerde kain 320 ada 1 nolu parselin kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi, davalılardan Hazine, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve ... tarafından temyiz edilmiştir. 226 ada 10 parsel numaralı taşınmaz hakkındaki hüküm taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu 6831 sayılı nun hükümlerine göre yapılıp 01/11/2007 tarihinde askı ilânı yapılan ancak mevcut dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1- Davacı ... Yönetiminin çekişmeli 225 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 8 nolu parseller, 226 ada 2, 4, 6, 7, 8 ve 9, 227 ada 1 ve 2 nolu parseller, 227 ada 3 nolu parselde 14/10/2010 tarihli fen bilirkişi raporunda (3C) rumuzuyla gösterilen 1576,30 m2"lik kısım, 227 ada 7, 8 ve 9 nolu parseller ile 320 ada 1 nolu parsel hakkındaki temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 225 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 8 nolu parseller, 226 ada 2, 4, 6, 7, 8 ve 9, 227 ada 1 ve 2 nolu parseller, 227 ada 3 nolu parselde 14/10/2010 tarihli fen bilirkişi raporunda (3C) rumuzuyla gösterilen 1576,30 m2"lik kısım, 227 ada 7, 8 ve 9 nolu parseller ile 320 ada 1 nolu parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi (kişiler) yararına 3402 sayılı nunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen bu taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarının reddi ile usul ve nuna uygun olan bu taşınmazlara ilişkin hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı ... Yönetiminin fen bilirkişi krokisinde Y1, Y2, Y3, Y4 Ve D1, D2 ile gösterilen ve 20/01/2015 tarihli fen ve orman bilirkişi müşterek raporunda yol ve dere olarak belirtilen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava 6831 sayılı Orman nunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu itiraz davası olup yargılama devam ederken yörede arazi kadastrosu yapılması üzerine kadastro tespitine itiraz davası niteliğini de kazanmıştır. Orman Yönetimi P57 iç parsel olarak orman sınırları dışında bırakılan yerlerin orman sayılan yerlerden olduğunu iddia etmektedir. Mahkemece raporları hükme dayanak yapılan fen ve orman bilirkişi raporlarında yukarıda yazılı parsel numarası verilen taşınmazlar dışında yol ve dere vasfında taşınmazların da olduğu paftasına yol ve dere olarak belirtildiği, orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduklarından kadastro mahkemesinin görevli olduğu, bu taşınmazlar davalı oldukları halde haklarında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, bu nedenle bu taşınmazlar yönünden hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3- Davalılardan Hazinenin 225 ada 7 nolu parsel, 226 ada 11 nolu parsel, 227 ada 10 nolu parsele yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak ayrıca taşınmazın eylemli durumunun da incelendiği yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 225 ada 7 nolu parsel, 226 ada 11 nolu parsel, 227 ada 10 nolu parsellerin öncesinin orman olduğu gibi eylemli durumunda da orman oldukları anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan bu taşınmazlara ilişkin hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
4- Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının çekişmeli 226 ada 5 parsele yönelik incelenmesinde, çekişmeli taşınmaz köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiş, köy tüzel kişiliğine ait olduğu belirlenmiş; yargılama sırasında 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı nun uyarınca köy tüzel kişilikleri kaldırıldığından davalı Tüzel Kişiliğinin bağlı bulunduğu Salihli İlçe Belediyesinin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan bu taşınmaz hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davalı köyün bağlı bulunduğu ilçe belediyesinin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması, ilçe belediyesinin delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüne karar verilerek bu taşınmaz hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
5- Davalı ... ve Su İşleri Bakanlığının temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede,
Bilindiği üzere; dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6831 sayılı nunun 11. maddesinin 3. fıkrasına göre “Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler ile ...” olmakla birlikte yargılama devam ederken 26/02/2014 tarihli 6527 sayılı nunun 1. maddesi ile mezkur fıkra değiştirilerek Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler olarak düzenlenmiştir. Bu itibarla kanuni değişiklik sonucu davalı ... ve Su İşleri Bakanlığının davadaki davalı sıfatı sona erdiğinden bu davalı hakkında husumetten ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmi kabul kısmi ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, davalı ... ve Su İşleri Bakanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
6- Davalı ...’nın temyiz itirazına gelince; davalı 226 ada 3 parsel hakkında verilen hükmü temyiz etmiştir. Bu taşınmaz tespitte kişi adına tespit edilmiş, tapusu kesinleştirilmiş, yargılama sırasında satış yoluyla temyiz edene intikal etmiş, Yargıtay denetiminde taşınmazın davalı olduğu halde sehven kesinleştirildiği belirlenmiş, bozma kararı üzerine mahkemece davalı hale getirilerek maliki davalı yapılmıştır. Bu parsel yönünden yapılan incelemede; orman bilirkişi taşınmazın 1958 yılı hava fotoğrafında orman bitki örtüsü taşıyan alana tekabül ettiği belirtilmiş ise de; ekteki hava fotoğrafı görüntüsünden taşınmazın açıklık olduğu, ayrıca komşusu olan 226 ada 2 ve 4 nolu parsellerin hava fotoğrafında aynı şekilde görünmesine rağmen bu taşınmazlar için orman bitki örtüsü taşımayan tarla vasfıyla kullanılan alan olduklarının belirtildiği bu saptamalar nedeniyle 226 ada 3 nolu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda tereddüt hasıl olduğu bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin hükmün yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuna dayandığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, inceleme ve uygulamada kullanıldığı belirtilen 1958 yılı hava fotoğrafından daha eski tarihli hava fotoğrafı olup olmadığı sorularak bulunması halinde daha eski tarihli hava fotoğrafı ve bu fotoğrafa dayanılarak üretilen orijinal renkli memleket haritası ile dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarıyla bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları bulunduğu yerden getirtilip, daha eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası yoksa uygulamada ve incelemede kullanıldığı belirtilen 1958 yılı hava fotoğrafı ve 1963 yılı memleket haritası mahkemede bulunmakla, önceki bilirkişiler dışında halen ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve harita mühendisi, harita mühendisi bulunmazsa bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı nunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı nunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; hava fotoğrafı ve orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli 226 ada 3 parsel sayılı taşınmazın konumu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde ve hava fotoğrafı üzerinde gösterilmeli, ayrıca bilirkişilere hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, raporlarında çekişmeli taşınmaz ile birlikte komşu taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, taşınmazlar üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği, varsa ağaçların yaşı, cinsi, adedi ve dağılımları, kullanılan yerlerden olup olmadıkları, kullanılan yerlerden ise tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı açıklama yapmaları istenmeli, tarihleri belirtilmek ve keşfin izlenmesi olanağı sağlanacak şekilde çekişmeli taşınmaz komşu taşınmazlarla birlikte memleket haritası ile irtibatlı kroki ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazların hava fotoğrafında ve memleket haritasındaki görüntü ve işaretleri uyumsuz olursa, bu çelişkinin nedeni araştırılıp çelişki giderilmeli, hava fotoğrafındaki görüntüsü tereddüte yol açmayacak şekilde incelenmeli, böylece yöntemine uygun araştırma yapılarak yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetiminin çekişmeli 225 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 8 nolu parseller, 226 ada 2, 4, 6, 7, 8 ve 9, 227 ada 1 ve 2 nolu parseller, 227 ada 3 nolu parselde 14/10/2010 tarihli fen bilirkişi raporunda (3C) rumuzuyla gösterilen 1576,30 m2"lik kısım, 227 ada 7, 8 ve 9 nolu parseller ile 320 ada 1 nolu parsel hakkındaki temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetiminin P57 nolu iç parselde bulunan yol ve dere vasfındaki taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün bu taşınmazlar yönünden BOZULMASINA,
3) Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin 225 ada 7 nolu parsel, 226 ada 11 nolu parsel, 227 ada 10 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA,
4) Dördüncü bentde açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının 226 ada 5 parsel hakkında kabulü ile bu taşınmaz hakkındaki hükmün BOZULMASINA,
5) Beşinci bentte açıklanan nedenlerle; davalılardan Orman ve Su İşleri Bakanlığının temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu yönden BOZULMASINA,
6) Altıncı bentde açıklanan nedenlerle; davalılardan...’nın 226 ada 3 nolu parsel hakkındaki temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmaz hakkındaki hükmün BOZULMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı nunun 16. maddesi ile 3402 sayılı nuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 28/05/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.