
Esas No: 2021/649
Karar No: 2022/12
Karar Tarihi: 17.01.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/649 Esas 2022/12 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/649 E. , 2022/12 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/649
Karar No : 2022/12
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ... Maden Denizcilik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
UETS Kodu: ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Kartal ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, ... pafta, ... ada, ... parselde yapılacak binaya ait giriş-çıkış projesi kapsamında yapılacak yol için alınan teminat mektubunun iadesi isteminin reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
İdari işlemin; idarenin, hukuk aleminde değişiklik, yenilik doğuran irade açıklaması olduğu, bir tasarruf veya kararın idari işlem sayılabilmesi için, idari makamca verilmiş ve idarenin idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyete ilişkin olmasının gerektiği,
İdari makamların, idari faaliyetin görülmesi sırasında kullandıkları kamu gücünün ise, söz konusu makamların gerçek veya tüzel kişiler ile girdikleri ilişkilerde, onların iradesinden bağımsız bir şekilde hatta karşıt iradelerine rağmen tek yanlı olarak hukuki sonuçlar ve etkiler yaratabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneği tanıdığı, bu nedenle kamu gücünün kullanılmasından doğan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde görülmesi gerektiği ancak bu şekilde idarenin kamu gücüne dayanmaksızın tarafların eşit irade açıklamaları sonucunda akdedilen özel hukuk sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ise adli yargı yerlerinde çözümleneceği,
Bu durumda; davacılar tarafından verilen teminat mektubunun, inşaat projesinin yol ve trafiğe getireceği yük göz önünde bulundurularak davalı idarece ileride yapılacak altyapı hizmetlerinin maliyetine katkıda bulunmak üzere verildiği, söz konusu teminat mektubunun davalı idarece kamu gücü kullanılmaksızın davacılar tarafından verilen taahhütname uyarınca alındığı görüldüğünden taraflar arasındaki özel hukuk ilişkisinden kaynaklandığı sonucuna varılan uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/09/2020 tarih ve E:2018/8703, K:2020/7915 sayılı kararıyla;
Danıştay içtihatlarına göre idari işlemin, idari makamların kamu gücü ve kudreti ile hareket ederek, idare işlevine ilişkin olarak yaptıkları ve çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran tek yanlı irade açıklamaları olarak tanımlandığı,
İdari makamların, bir kamu hizmetinin yürütülmesi için kamu hukuku kurallarına göre, tek yanlı irade ile yaptıkları kendiliğinden uygulanabilen ve hukuki sonuçlar doğuran kararlarının idari işlem niteliğinde olduğu, dolayısıyla idari makamların bu husustaki etkinliklerinden doğacak uyuşmazlıkların, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca idari yargı yerlerince görüleceği ve çözüme kavuşturulacağının açık olduğu,
Uyuşmazlıkta, davacılara ait binaya ait giriş-çıkış projesi kapsamında yapılacak yol çalışmasına, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 23. ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca katılmayı temin için taahhütname ve banka teminat mektubu alınmasına ilişkin işlemin kamu gücü kullanılarak, idarenin tek yanlı iradesiyle tesis edildiği ve bu şekliyle ilgilinin hukuki durumunda değişiklik yaratacak sonuç doğuran idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından, söz konusu uyuşmazlığın yargısal denetiminin idari yargı alanında ve idare mahkemelerinin görevinde bulunduğu,
Bu durumda, davanın görev yönünden reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, teminat mektubunun serbest iradeleri ile verilmediği, iradenin, kamu yetkisini kullanarak taahhüt ve teminat mektubunun verilmemesi halinde ruhsat işlemlerinin tamamlanmayacağı, UKOME kararının verilmeyeceği baskısıyla oluştuğu, bu nedenle idari yargının görevli olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Kartal ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, ... pafta, ... ada, ... sayılı parselde yapılacak binaya ait giriş-çıkış projesi kapsamında yapılacak yol için davalı idarece davacılardan taahhütname ve 645.000,00-TL tutarlı kesin teminat mektubu alınmıştır.
Davacılardan ... tarafından 09/05/2016 tarihli dilekçe ile teminat mektubunun muamelesiz iadesi yolunda yapılan başvuru üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının bu talebi reddedilmiştir.
Bunun üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3194 sayılı imar Kanunu'nun 23. maddesinde, "İskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için; a) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması, b) Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olması şarttır. Ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelini % 25 peşin ödeyip geri kalan % 75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilir. Kanalizasyon tesisinin yapı bitirilip kullanılmaya başlanacağı tarihe kadar yapılmaması halinde, fosseptik veya benzeri geçici bir tesis yaptırılması yoluna gidilir. Bu yapılmadığı takdirde yapıya kullanma izni verilemez. Ana tesis yapıldığında yapı sahibi veya sahipleri lağım ayaklarını bu tesise bağlamaya mecburdurlar.
Toplu mesken alanlarında, ilgili şahıs veya kurumlarca ilgili idarenin izni ile bütünü inşa ve ikmal edilen teknik altyapının iki tarafındaki diğer parsellerin sahiplerinden, kendi parsellerine isabet eden bedel alınmadıkça, kendilerine yapı ruhsatı verilmez. Toplu mesken alanlarında altyapı tesisleri belediyelerce onaylı projesine göre ilgili şahıs veya kurumlarınca yapılmışsa belediyece altyapı hizmetleri nedeniyle hiçbir bedel alınmaz. Alınan bu paralar teknik altyapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verilir. Şu kadar ki, bir yolun iki tarafındaki parsel sahipleri bahis konusu yol bedellerini ve bir kanalizasyon şebekesinden istifade eden veya etmesi gereken parsel sahipleri teknik altyapı bedellerini ilgili idareye vermedikçe ilgili idarenin bu tesisleri inşa ve ikmali mecburiyeti yoktur. Mevcut binalarda esaslı değişiklikler ve ilaveler yapılması da bu madde hükümlerine bağlı olmakla beraber, bunların tamirleri için yukarıdaki şartlar aranmaz.
Bu maddenin tatbikinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri tatbik olunur. Tatbikatla ilgili diğer hususlar imar yönetmeliğinde belirtilir. İmar planları ilke kararları ile yoğunluk ve yapı düzeninde düzeltme ve yenileme getirilen yerleşik alanlardaki uygulamada mevcut şehirsel teknik ve sosyal altyapının tevsii ya da yenilenmesi gereken durumlarda, şehirsel hizmetlerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen katılma payları bu hizmetlerden yararlanacak arsa, yapı ya da bina sahiplerinden usulünce alınır. İmar planlarında meskün saha olarak belirtilen yerlerde ise, gayrimenkul sahiplerince pis su mecralarının, yapının bulunduğu sokaktaki lağım şebekesine veya varsa umumi fosseptiğe bağlanması, lağım şebekesi veya umumi fosseptik olmayan yerlerde mahalli ihtiyaç ve vesaite göre ilgili idarece verilecek esaslar dahilinde gayrimenkulün içinde, lüzumlu tesisatın yapılması mecburidir. Bu bağlantılar mal sahibi tarafından ilgili idarece yapılacak tebligatla verilecek müddet zarfında yaptırılmadığı takdirde ilgili idare tarafından yıktırılır." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta ısrara ilişkin husus, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 23. maddesi kapsamında iskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için, yapı sahiplerinden ileride yapılacak olan yol için harcamalara katılma payı adı altında alınan taahhütname ve kesin teminat mektubunun iadesi isteminin reddi işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargının görevine girip girmediğine ilişkindir.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacılara ait binanın giriş-çıkış projesi kapsamında yapı ruhsatı alınması aşamasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğünden proje için uygunluk görüşü talep edildiği, bu aşamada taşınmaz üzerinde inşa edilecek ofis ve dükkan alanları için yol, alt ve üst yapı katılım bedeli olarak taahhütname ve 645.000,00-TL kesin teminat mektubu talep edildiği, davacılar tarafından ... tarih ve ... sayılı kesin teminat mektubunun davalı idareye verildiği, sonrasında davacılardan ... tarafından anılan teminat mektubunun muamelesiz olarak iadesi istemiyle yapılan 09/05/2016 tarihli başvurunun İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddi üzerine temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idarî dava türleri arasında sayılmıştır.
Buna göre, bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu idarî işlemlere karşı açılacak davalarda, idarî yargı yerinin görevli olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta yapı sahibi ve yapı müteahhidi olan davacılardan, yapı ruhsatı verilebilmesi için, yapılacak olan yol çalışmasına 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca katılmayı temin için taahhütname ve banka teminat mektubu alınmasına ilişkin işlemin kamu gücü kullanılarak, idarenin tek yanlı iradesiyle tesis edildiği ve bu şekliyle ilgilinin hukuki durumunda değişiklik yaratacak sonuç doğuran idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından, kesin teminat mektubunun muamelesiz iadesi yolundaki talebin reddine ilişkin uyuşmazlığın çözümü idari yargının görev alanındadır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz istemlerinin kabulüne;
2.Davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/01/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.