21. Hukuk Dairesi 2015/22085 E. , 2017/677 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
1- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321.maddesinin- 2.fıkrasına göre; kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur (Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (İkinci Bölüm) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı da aynı yöndedir).
Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2 maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. 5521 sayılı Kanun‘un 8.maddesinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının “hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal“ olarak anlaşılması zorunludur.
Tarafların, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce, temyiz süre tutum dilekçesi veye gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararı temyiz ettikleri hallerde dahi, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanmaları mümkün olduğundan, bu gibi hallerde bile gerekçeli kararın taraflara tebliği gerekir.
Davanın tümden kabul veya tümden reddedildiği hallerde, reddedilen bir talebi bulunmadığından davacının veya davacı yararına kurulan bir hüküm bulunmadığından davalının kararı temyizde ilke olarak hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmekte ise de tarafların kararın gerekçesini temyiz etme hakları bulunduğundan gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmelidir.
Öte yandan 6100 sayılı HMK’nın 366.maddesi yollamasıyla temyiz incelemesinde uygulanan 347.maddesi hükmü gereğince temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğ olunacağı, 348.maddesi hükmüne göre de katılma yoluyla temyizin mümkün olması nedeniyle, temyiz dilekçesinin (veya sunulmadığı takdirde kısa temyiz dilekçesinin) kararı temyiz etmeyen karşı tarafa tebliği zorunludur. Taraflar, temyiz dilekçesinin tebliğinden sonra süresinde temyiz talebinde bulunabilirler.
Aynı zamanda 7201 sayılı Tebligat Kanunun 11.maddesinde Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda; Gerekçeli Kararın ve Davacı temyiz dilekçesinin kendisini vekille temsil ettiren davalı TOKİ vekiline tebliği, taraflarca verilen temyiz dilekçelerinin ise karşılıklı olarak tebliği ile tebligat parçalarının dosyaya eklenmesi,
2- Nisbi harca tabi davalarda, hükmü temyiz eden davalının temyiz başvuru harcı ve ilam harcının 1/4"nü ( nispi temyiz karar harcı ) peşin olarak yatırması gerekir (10.5.1965 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).
O halde temyize konu karar için her bir davalının yatırması gereken nispi temyiz harcı 863,85 TL iken davalı ...’den belirtilen miktarda harç tahsil edilmediği, tahsil edilen nispi temyiz karar harcında noksan bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece temyiz harcını eksik yatıran davalı yönünden noksan nispi temyiz karar harcına ilişkin varsa yatırılmış olduğuna dair makbuzun dosyaya eklenmek suretiyle, harçların yatırılmamış olması durumunda ise; eksik harçların ikmali için H.U.M.K"un 434. maddesi (6100 sayılı HMK"nın 344. m) uyarınca davalı vekillerine mehil verilmesi, süresi içinde harç ikmal edildiği takdirde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere geri gönderilmesi, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde harç yatırılmayan davalı yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek, ek kararın ilgililere tebliğ edilmek ve tebligat parçası eklenmek üzere,
Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 07.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.