1. Hukuk Dairesi 2019/4091 E. , 2020/4641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 363 (ifrazen 800) parsel sayılı taşınmazın 20.000 m2.lik kısmının Jandarma Genel Komutanlığı lehine Hatay İl İdare Kurulunun 22.05.1973 tarihli, 558 sayılı kararı ile kamulaştırıldığını, ardından Hazine adına tescili için Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın 14.04.1975 tarihli, 1975/477 Esas, 1975/474 Karar sayılı karar ile kabulüne karar verildiğini, kararın taraflara tebliğe çıkartılmadan sehven tapu müdürlüğüne infaz için gönderilmesi üzerine beyanlar hanesine 15.04.1975 tarihinde, “6830 sayılı yasanın 16. maddesi gereğince istimlak kararı var” açıklaması yazılmak suretiyle yanlış şekilde infazının yapıldığını, hükmün tebliğe çıkarılmasına yönelik mahkemeden taleplerinin de dosyanın tespit dosyası olup Arşiv Yönetmeliği hükümleri gereğince 14 yıllık saklama süresi dolmakla Seka’ ya gönderildiğinin anlaşılması üzerine dosyanın yenilenmesini talep ettiklerini, kamulaştırma şerhine rağmen 14.05.1999 tarihli vasiyetname doğrultusunda taşınmazın davalı adına intikalinin yolsuz olduğunu, kamulaştırma ile mülkiyetin idareye geçtiğinden davalının iktisabının geçersiz bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafın dayandığı ilamın mülkiyetin devrini gerektirecek nitelikte olmayıp, zaman aşımı süresinde infazının da yapılmadığını, talebin aşılarak Hazine adına tescil kararı verilemeyeceğini, taşınmazın adına tescilinin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, Dairece ‘...O hâlde, dava konusu taşınmazın kamulaştırma işlemi sonucunda Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 14.04.1975 tarihli, 1975/477 Esas, 1975/474 Karar sayılı kararına dair dava dosyasının yenilenmesi suretiyle Hazine adına tescilinin sağlandığı, anılan kararın derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği, bu durumda eldeki davanın konusuz kaldığı açıktır. Hâl böyle olunca; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.’gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı ve davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Eldeki dava, 17.03.2005 tarihinde dava değeri gösterilmeden açılmış olup, yargılama sırasında dava tarihi itibarıyla çekişmeli taşınmazın değeri keşfen 160.000,00 TL olarak belirlenmesine rağmen, davacı tarafından dava değeri artırılmamıştır.
Öte yandan, davanın konusuz kalması halinde maktu karar ilam harcına hükmolunacağı da kuşkusuzdur.
Somut olayda, mahkemece keşfen belirlenen değer üzerinden yöntemine uygun olmayan şekilde nisbi karar ilam harcı ve nisbi vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değil ise de; anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 2. ve 3. bentlerinin çıkarılarak yerlerine; ‘2-Kabule göre alınması gereken 29,20 TL maktu karar ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3- Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine’ cümlelerinin yazılmasına, davalının temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile 6100 sayılı H.M.K."nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.