Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10383
Karar No: 2017/692
Karar Tarihi: 07.02.2017

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/10383 Esas 2017/692 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/09/1981 olduğunu iddia ederek emeklilik haklarının bu tarihe göre belirlenmesi istemiştir. İş Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Ancak davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, çalışmaya ilişkin belgelerin araştırılması, işyerinin varlığının ve çalışma olgusunun özenle belirlenmesi gerektiği ve tanıkların ifadelerinin belirleyici olduğunu vurgulayarak, iş mahkemesinin kararını bozmuştur. Bu kararda yer alan kanun maddesi ise, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79. maddesidir.
21. Hukuk Dairesi         2016/10383 E.  ,  2017/692 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

    Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/09/1981 olduğunun ve emeklilik haklarının bu tarihin esas alınmasına karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
    Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    K A R A R

    Dava, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1981 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyulup, bozma ilamı sonrası dinlenen kamu tanığı ... ve daha önce dinlenen bir kısım davacı tanıklarının davacıyı tanımayıp aradan geçen süre nedeniyle çalışıp çalışmadığını hatırlamadıkları yolunda beyanda bulundukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    Somut olayda, her ne kadar işyeri dosyası imha edildiği için bordro tanıkları tespit edilememiş, zabıtaca davalı işyerinde çalıştığı belirtilen ve bozma ilamı doğrultusunda dinlenen kamu tanığı ... davacıyı hatırlamadığını beyan etmiş ise de; davacının davalı işyerinden verilen 01.09.1981 işe giriş, 25.09.1981 varide tarihli işe giriş bildirgesi ile 01.09.1981 işe giriş tarihi yazılı sigorta sicil kartı bulunduğu, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu tespit edildiği, davacı tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları, kamu tanığının davacıyı hatırlamamasının aleyhe yorumlanamayacağı ve bu haliyle çalışma olgusunun sabit olduğu anlaşılmış olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2017 gününde oy birliği ile karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi