
Esas No: 2020/3660
Karar No: 2022/8091
Karar Tarihi: 22.03.2022
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/3660 Esas 2022/8091 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Mahkeme, bir sanığın hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazının reddine karar verdi. Ancak, sanıkların tehdit ve kasten yaralama eylemlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturma ihtimali karşısında, kasten yaralama suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, hükümler bozuldu. Sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, sanıkların tehdit ve yaralama suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesi, yanlış cezalandırma ve hükümde karışıklığa sebep oldu. Ayrıca, Sanık ...'nın zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip, bu cezanın TCK’nın 43/2. maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden, katılanlara yönelik hakaret suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi suretiyle fazla ceza tayini yapıldı. Kanun maddeleri ise şu şekilde açıklanabilir:
- TCK'nın 265/1-3. maddeleri: Görevi yaptırmamak için direnme suçunu düzenler.
- 5188 sayılı Kanun'un 10 ve 11. maddeleri: Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için gerekli şartları belirler.
- TCK'nın 86/2-3(c
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı, yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...'nin temyiz davası istemi hakkında, tebliğnameye uygun olarak KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B) Sanık ... hakkında kasten yaralama ve sanıklar hakkında tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın tek bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olması ihtimali bulunmakta olup, ceza adaletini sağlamak ve doğru sonuca ulaşabilmek amacıyla her iki suçtan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinin birlikte yapılması gerekeceğinden, sanığın tehdit ve kasten yaralama eylemlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturma ihtimali karşısında ceza miktarı itibarıyla kesin nitelikte olan kasten yaralama suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanıkların hastanenin yoğun bakım servisine girmek istemeleri ve özel güvenlik görevlisi olan katılan ... tarafından engellenmeye çalışıldıkları, bu esnada sanıkların katılanı tehdit ve yaralaması eylemlerinin, bütün halinde TCK'nın 265/1-3. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan, sanıkların tehdit ve yaralama suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, anılan Kanun'un 23. maddesine göre özel güvenlik görevlisi olan mağdurların kendilerine karşı işlenen suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmesi için yukarıda açıklanan koşulları taşıması gerektiği anlaşıldığından, katılan ...'ın bu koşulları taşıyıp taşımadığı araştırılmaksızın eksik inceleme ile sanık ... hakkında 86/2-3(c) maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b) Her iki sanık hakkında tehdit suçundan dava açıldığı ve mahkemece hükmün gerekçe kısmında her iki sanığın da tehdit suçundan cezalandırılacağının belirtildiği, buna karşın hüküm kısmında temel ceza belirlenirken sanıkların eylemi tanımlanmış ancak ayrı ayrı olduğu belirtilmeyen ve hangi sanık hakkında verildiği de belli olmayan tek hüküm kurulmak suretiyle hükümde karışıklığa sebep olunması,
c) Tehdit suçundan kurulan hükmün gerekçe kısmında temel cezada alt sınırdan uzaklaşılacağı ancak devamında benzerlerinden farklılık göstermediğinin, hüküm kısmında ise, alt sınırdan uzaklaşılacağının belirtilmesi ve yine devamında benzerlerinden farklılık göstermemesi sebebiyle takdiren alt sınırdan hüküm kurulduğunun kaydedilmesi, buna karşın temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hükümde karışıklığa sebep olunması,
d) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemesi,
e) Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyizinde;
Sanığın katılan ...'a hakaret ettikten sonra olay yerine gelen emniyet görevlilerine sanıkları gösteren güvenlik görevlisi katılan ...'a da hakaret ettiği şeklinde kabul edilen olayda, sanığın zaman ve olay bütünlüğü içinde aynı suç işleme kararıyla hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip, bu cezanın TCK’nın 43/2. maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden, katılanlara yönelik hakaret suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ve sanıklar ... ve ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.