Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/5446
Karar No: 2019/749
Karar Tarihi: 07.02.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/5446 Esas 2019/749 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Hazine, 105 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil istemiyle dava açtı. Ancak mahkeme, çekişmeli taşınmazın Hazinenin tutunduğu tapu kayıt kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Hazine, bu kararı temyiz etti.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozdu. Yeniden keşif yapılması için hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu fotoğrafları ve komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilerek, yerel bilirkişiler, tanıklar, ziraat mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılması gerektiği belirtildi.
Kararın detayları için 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi ile ilgili uygulama kabiliyeti, tapu kaydının hudutları, yerel bilirkişilerin tespiti gibi hususlar belirtilerek açıklamalar yapıldı.
16. Hukuk Dairesi         2016/5446 E.  ,  2019/749 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucu ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 6 parsel sayılı 6.682,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına ve çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın Ekim 1987 tarih ve 30 sıra nolu tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı bulunduğu, davalı tarafın zilyetliğinin bulunmadığı ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın Hazinenin tutunduğu tapu kayıt kapsamında kalmadığı ve davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaza uymadığı kabul edilen ve idari kararla oluştuğu anlaşılan 16 Ekim 1987 tarih ve 30 sıra numaralı tapunun haritası getirtilip uygulanmamıştır. Bundan ayrı, zilyetlik yönünden yapılan araştırma da yetersiz olup, dava konusu taşınmazın niteliğini belirlemede hava fotoğrafından yararlanılmamış, çekişmeli taşınmaza komşu tüm parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilmemiş, taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumu kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
    Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan kaydın haritası ile ayrı ayrı kaydın oluşum tarihi olan 1987 tarihinden ve tespit tarihi olan 2012 yılından önceki 15-20-25 yılı kapsayacak şekilde üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları, çekişmeli taşınmaza komşu 105 ada 1, 2, 3, 4, 5, 7, 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tutanak ve dayanakları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, ziraat mühendisi ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Tapu kaydı idari yoldan oluştuğundan haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası"nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli, haritanın uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise tapu kaydının hudutları okunarak mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığını teknik bilirkişinin raporunda göstermesi istenmelidir. Tapu kaydı çekişmeli taşınmazı kapsıyor ise yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ne zamandan beri kim tarafından ne suretle kullanıldığı; davalının, tapu kaydı kapsıyor ise kaydın oluştuğu tarihe kadar, kapsamıyor ise kadastro tespit tarihine kadar en az 20 yıl süre ile ve malik sıfatı ile, ekonomik yarar sağlayan zilyetliği bulunup bulunmadığı, hususu sorulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri ile önceki keşif beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde gerekirse yüzleştirme yapılarak çelişki giderilmeye çalışılmalı, jeodezi ve fotogrametri mühendisinden dava konusu taşınmazın Hazineye ait tapu kaydının oluşum tarihi olan 1987 yılından önce 15-20-25 yıl önceye ilişkin en az üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, kaydın kapsamadığı sonucuna varılması halinde ise kadastro tespitinin yapıldığı tarihten 15-20-25 yıl önceki dönemlere ilişkin yine en az 3 ayrı hava ve bulunabilecek en eski tarihli uydu fotoğrafları da incelenerek çekişmeli taşınmaz arasındaki ayırıcı unsur tespit ettirilmeli, ziraat mühendisinden taşınmazın bitki örtüsü, komşu parsellerle mukayesesi, taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, zilyetliğin hangi tarihte hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarında bilimsel verilerle desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın değişik yönlerden renkli fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, bundan sonra dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.02.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi