Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/5452
Karar No: 2019/750
Karar Tarihi: 07.02.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/5452 Esas 2019/750 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Ancak mahkeme, hak düşürücü süresinin geçtiği yönündeki kabulü dosya kapsamına uygun bulamamıştır. Mahkeme, çekişmeli taşınmaz bölümünün 2003 tarihinde onaylanan ve aynı yıl kesinleşen imar planı kapsamında kaldığını ve davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediğini belirtmiştir. Bu nedenle, davanın yalnızca bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin de geçtiğinden bahisle ret kararı verilmesi isabetsizdir. Ancak, ret kararı sonucu itibarı ile yerindedir. Kararda, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesi yalnızca hakkında tutanak düzenlenen taşınmazlarla ilgili olarak on yıllık hak düşürücü süre belirlendiği, gerek 3402 sayılı Yasa'da, gerekse de 4721 sayılı Yasa'nın tescil hükümlerini düzenleyen maddelerinde, hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tescil harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi veya sonrası nedenlere dayanılarak dava açılmasını engelleyen
16. Hukuk Dairesi         2016/5452 E.  ,  2019/750 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Davacı ..., ... İlçesi ... Beldesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece; çekişmeli taşınmaz bölümünün bulunduğu ... Mahallesindeki taşınmazların kadastro tespitinin 1977 tarihinde kesinleştiği ve bu tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, bundan ayrı öncesi köy boşluğu olan çekişmeli taşınmaz bölümünün 2003 tarihinde kesinleşen imar planına göre konut alanı ve imar yolu olarak düzenlendiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemenin hak düşürücü sürenin geçtiği yönündeki kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava dilekçesi ve teknik bilirkişi raporundan davacının isteminin, kadastro sırasında köy boşluğu olarak tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmaz bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak adına tapuya tescili isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasa"nın 12/3. maddesinde yalnızca hakkında tutanak düzenlenen taşınmazlarla ilgili olarak on yıllık hak düşürücü süre belirlenmiş olup, gerek 3402 sayılı Yasa"da, gerekse de 4721 sayılı Yasa"nın tescil hükümlerini düzenleyen maddelerinde, hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tescil harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi veya sonrası nedenlere dayanılarak dava açılmasını engelleyen ya da hak düşürücü süre belirleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, tescil harici bırakılan bu tip yerler hakkında süreye bağlı olmaksızın her zaman tescil davası açılabilmesi mümkündür. Açıklanan nedenle mahkemenin hak düşürücü sürenin dolduğu yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Ne var ki; çekişmeli taşınmaz bölümünün 2003 tarihinde onaylanan ve aynı yıl kesinleşen imar planı kapsamında kaldığı ve imar planının onay tarihinden önce de davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği dosya kapsamı ile sabittir. Hal böyle olunca davanın yalnızca bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin de geçtiğinden bahisle ret kararı verilmesi isabetsiz ise de, ret kararı sonucu itibarı ile yerinde olduğundan hükmün gerekçesi açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi