Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4790
Karar No: 2019/1043
Karar Tarihi: 13.02.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/4790 Esas 2019/1043 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/4790 E.  ,  2019/1043 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I


    Davacı, ... ...... ilçesinde bulunan 102 adet bağımsız villa üzerinde malik ...... şirketi ile 99 yıllık mülk kullanım sözleşmeleri yapıldığını, ...... şirketinin iflası üzerine bahsi geçen gayrimenkullerin davalı şirkete ihale edildiğini, davalı şirketin malik ve site yöneticisi olduğunu, davalı şirketin yönetime el koyduktan sonra sözleşmenin 7/5 maddesine göre aylık 100 USD olarak belirlenen katılım payını 800 TL"ye çıkardığını, aidatın tek taraflı belirlendiğini ayrıca yapılan işlerle ilgili hesap verilmediğini, davalı şirket tarafından başlatılan icra takibinde yıllık 9.600,00 TL aidat bedeli ile yıllık 960,00 TL emlak vergisi ve 750,00 TL SPA bedelinin talep edildiği, 2.700,00 TL dışında talep edilen kısımdan borçlu olmadığını, 03/12/2010 tarihinde 2.700,00 TL"nin de ödendiğini belirterek talep edilen 8.610,00 TL"lik kısım için borçlu olmağının tespitine, fazlaya ilişkin talep yönünden takibin iptaline, kötü niyetle takip yapan alacaklı tarafın %40 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı; mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, her ne kadar sözleşmede aylık 100 USD olarak aidat bedeli belirlenmiş ise de, yıllar içinde bu bedelin çok değiştiği, kendileri tarafından satın alınmadan önce yönetim işini yapan ...... Temizlik Şirketine 2010 yılı için 225 USD ödeme yapıldığını, sözleşme gereği davacının emlak vergisinden davacının sorumlu olacağını, ayrıca aidat bedeline KDV"nin de dahil edilerek 800 TL talep edildiğini, bunun işletmenin ayakta kalması için talep edildiğini ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; davanın kabulüne, davacının ...... İcra Müdürlüğünün 2010/2584 Esas sayılı dosyasına konu olarak talep edilen 8.610,00 TL kısım için borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece sözleşme hükümleri esas alınıp davacının 2010 yılı için aylık aidat bedelinin 100 USD olması gerektiği kabul edilmiş, 100 USD aylık aidat bedeli üzerinden hesaplama için alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verilmiştir.
    Uyuşmazlık, aidat bedelinin miktarı ve aidat bedelinden davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir.
    Dava dışı......A.Ş ile... arasında imzalanan 25.05.1999 başlangıç tarihli ve 99 yıl süreli mülk kullanım sözleşmesinin varlığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... ...... Şirketinin, 11.03.2010 tarihinde, dava konusu sitenin de bulunduğu taşınmazı, kiraya veren ...... ...... Şirketinden satın alarak malik olduğu anlaşılmaktadır. İlgili sözleşmenin özel şartlar başlıklı 7/5.maddesinde; kiracının bakım, onarım, güvenlik vb. harcamalar için 100 USD aylık gider katılım payını şirkete ödemekle yükümlü olduğu, aylık katılım payının her yılın 31 ...... tarihine kadar şirkete peşin olarak ödeneceği, yıllık katılım paylarının, kiracı temsilcilerinin katılımıyla ve müştereken çalışma ile tespit edileceği ve ödemelerde gecikme olması halinde her ayın ilk beş gününden başlayarak dolar bazında aylık %1,5 temerrüt faizi ödemeyi kiracının kabul edeceği kararlaştırılmıştır. Davacı; şimdiye kadar 100 USD olarak ödenen aylık gider katılım payının, davalı tarafından tek taraflı ve sözleşmeye aykırı olarak aylık 800,00 TL üzerinden belirlendiğini, hukuka aykırı bir şeklide belirlenen ve haksız olarak tahsil edilmeye çalışılan bu bedelin iptali ile katılım payının aylık 100 USD olduğunu, 2.700,00 TL ödeme yaptığını, bakiye kısımdan borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı; 2001 yılında imzalanan sözleşmede belirlenen aidat bedelinin, 100 USD olmadığını, kendisinden önce yönetimdeki şirkete 225 USD ödeme yapıldığını, işletmenin ayakta kalması için 800 TL aidat bedelinin talep edildiğini belirtmiştir.
    Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde aidatın, bakım, onarım, güvenlik, park ve bahçe düzenlemesi gibi sunulan hizmetler karşılığında verildiği açıktır. Bu nedenle uyuşmazlık konusu olan aidat bedelinin belirlenmesi ancak mahallinde yapılacak keşif ile site içerisinde kiracıya sunulan hizmetlerin tespit edilmesi ile mümkündür. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlıkla aynı mahiyette olan ve Yargıtay denetiminden geçmiş bulunan dosyalarda incelendiğinde aynı usul ve esas belirlenmek sureti ile aidat bedelinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
    O halde mahkemece yapılacak iş; dava konusu sitenin içinde bulunduğu benzer taşınmazlara ilişkin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen emsal Mahkeme ilamları da değerlendirilerek, davacının talebini karşılayacak şekilde; mahallinde keşif icrası ile dava dosyasının konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna verilerek, site içerisinde kiracılara sunulan hizmetler tespit edilip davalı tarafından istenebilecek dönem aidat bedelinin usulüne uygun olarak hesaplanmak suretiyle, itirazları karşılar, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi