
Esas No: 2018/420
Karar No: 2020/4756
Karar Tarihi: 05.10.2020
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2018/420 Esas 2020/4756 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece dava konusu bir kısım taşınmazlar bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer talepler bakımından ise davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı trafik sicil ve tapu kaydının iptali ile tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakan babaları ..."nın 9799 parsel sayılı taşınmazının 1/3 payını oğlu olan davalı ..."ya, kalan 2/3 payını ise oğlu olan diğer davalı ..."e, 4956 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını oğlu olan davalı ..."a, 4320 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını ise yine davalı ..."e şatış göstermek suretiyle devrettiğini, ayrıca adına kayıtlı bulunan ... plakalı traktörü ise eşit paylarla davalılara temlik ettiğini, anılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, trafik sicil ve tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı taktirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Yargılama sırasında davacı ... Hanım"ın ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir.Davalılar, babalarının hac harcamalarını karşıladıklarını ve bağkur prim borçlarını ödemelerine yardımcı olduklarını, bu katkılarının karşılığı olarak temliklerin yapıldığını, traktörü ise kendilerinin aldıklarını ve borçlarını da yine kendilerinin ödediklerini, dava konusu taşınmazlarda öncesinde halalarına ait payları satın aldıklarını ve taşınmazın paylı kalmaması için babalarının paylarını da bedeli karşılığında satın aldıklarını, muvazaalı işlem yapılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle 9799, 4956 ve 4320 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, menkul mal hükmünde olan traktör hakkında 01.04.1974 gün ve ½ sayılı içtihadı birleştirme kararının uygulama yeri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece "" ... satış işlemlerinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE. Ancak; çekişme konusu 4320 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma işlemine tabi tutulduğu revizyon görerek 944 ada 8 parsel numarasını aldığı görülmektedir. Hal böyle olunca; toplulaştırma işlemi sonucu oluşan 944 ada 8 parsel sayılı taşınmazın geldisi 4320 parsel sayılı taşınmazda ki murise ait 1/3 pay gözetilmek suretiyle, hüküm tesisi gerekirken infazı mümkün olmayacak şekilde kapatılan eski tapu kaydı üzerinden karar verilmesi isabetsizdir. Dava konusu ...plaka sayılı traktörün davalılara devri iddiası bakımından muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğinde bulunulması mümkün olmadığı gerekçesiyle bu isteğinin reddine karar verilmesi kural olarak doğrudur. Bilindiği üzere; trafikte kayıtlı araçların mülkiyetinin geçişi, özel ve kendine özgü bir düzenleme koşuluna bağlanmıştır. Bunun sonucu olarak satış senedinde gösterilen hukuki nedene bağlı olarak alıcı mülkiyeti kazanabilecektir. BK"nın 18. maddesi (TBK"nın 19. maddesi) ile genel muvazaa düzenlenmiş olup, anılan maddede“…..tarafların akitteki gerçek maksatlarını gizlemek için kullandıkları sözlere ve isimlere bakılmayacağı, gerçek ve ortak maksatların aranması gerektiği” düzenlemesine yer verilmiştir.. Sözleşmenin bu biçimde yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanma olanağına sahiptir. Özellikle, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde BK"nın 18. maddesinin (TBK"nın 19. maddesi) uygulanabileceği ve muvazaa iddiasının araştırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereğidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.05.1999 gün ve 1999/4-286 E., 1999/293 K. ile 03/12/2008 gün ve 2008/1-171 E., 2008/725 K. sayılı kararlarında da aynı görüş benimsenmiştir. Hal böyle olunca; BK"nın 18. maddesi (TBK"nın 19. maddesi) kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir."" gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 4956 ve 9799 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozma ilamı dışında kalıp kesinleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, 944 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ve ...plakalı traktör yönünden davanın kabulü ile tapu ve trafik kaydının iptali ile tescile karar verilmiştir.Öncelikle; çekişme konusu 4320 parsel sayılı taşınmazın 02/04/2013 tarih ve 584 yevmiye numarası ile 3083 sayılı yasa uyarınca toplulaştırma işlemine tabi tutulduğu, revizyon sonucu 944 ada 8 parsel numarasını aldığı görülmektedir. Toplulaştırma işlemi sonucu oluşan 944 ada 8 parsel sayılı taşınmazın geldisi 4320 parsel sayılı taşınmazdaki mirasbırakanın 18.04.1995 tarihinde davalıya temlik ettiği 1/3 pay yönünden muvazaa olgusu sabit olduğundan kabul kararı doğru ise de; temlik edilen bu 1/3 pay gözetilmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken, davalının üçüncü kişilerden temlik aldığı dava dışı payları da kapsar şekilde karar verilmesi hatalıdır.Mirasbırakan tarafından davalılara devredilen ... plaka sayılı traktör bakımından yapılan işleme gelince; davanın konusu olan traktör menkul mal niteliğinde olup, muris muvazaasıyla ilgili 01/04/1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının tapulu taşınmazların satışıyla ilgili ve konusuyla sınırlı olması nedeniyle uyuşmazlık konusu olayda uygulama yeri olmadığı kuşkusuzdur.Ancak; muvazaalı işlemin bağlayıcı bir hukuki sonuç doğurmayacağı Borçlar Kanununun 19. maddesinde genel bir ilke olarak düzenleme altına alınmış olması karşısında; muvazaalı olarak temlik edildiği belirlenen traktörle ilgili trafik tescili işlemleri idari işlem niteliğinde olup, Adli Yargıda idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde tescil karar verilemeyeceğinden, mahkemece mülkiyetin tespitiyle yetinilmesi gerekmektedir.
Hâl böyle olunca, dava konusu taşınmaz yönünden mirasbırakanın temlik ettiği payla sınırlı olmak üzere iptal- tescil kararı verilmesi, ...plaka sayılı traktör yönünden mülkiyetin (payları oranında) tespitine karar vermekle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
Kabule göre de; davacıların miras payı oranında davacılar adına tescil kararı verilip, kalan payın davalı üzerinde bırakılması gerekirken davalı adına da yeniden tescile karar verilmesi doğru değildir.
Davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.