1. Hukuk Dairesi 2019/4317 E. , 2020/4759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Asıl davada davacılar ... ve ..., 47 parsel sayılı taşınmazın davacılardan ...ye, 295 parsel sayılı taşınmazın ...’e ait olup, davalı amcaları ... ve onun oğlu davalı ... tarafından işgal edildiğini ileri sürerek 47 ve 295 parsel sayılı taşınmazlara davalıların el atmasının önlenmesini istemişler, mahkemece 47 parsel sayılı taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi isteği tefrik edilerek eldeki dosya esasına kaydedilmiştir.Asıl davada davalılar ... ve ..., dava konusu taşınmazların mirasbırakan ... tarafından davacıların babası dava dışı ... ve davalı ...’e verildiğini, taşınmazların belli kısmının uzun yıllardır kullanıldığını, davacıların durumu bildiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Asıl davanın davalısı ... birleştirilen davasında; mirasbırakan Mehmet’in çekişme konusu 47 parsel sayılı taşınmazını ... ve dava dışı ...’e bağışladığını, bu hususta vasiyetname düzenlendiğini, taşınmazın ifrazı mümkün olmadığından tapu kaydının dava dışı ... Metin adına satış suretiyle tescil edildiğini, iki kardeşin bu yeri taksim ederek kullanmaya devam ettiklerini, daha sonra taşınmazın ... tarafından davalı oğluna devredildiğini, muvazaalı olarak yapılan temliklerin geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ½ payının adına tesciline, olmazsa tüm mirasçılar davaya dahil edilerek mirasçılar adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada davalı ..., davacının taşınmazda herhangi bir hakkının bulunmadığını belirterek birleştirilen davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, asıl davanın müdahale iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine, birleştirilen davada ise temliğin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacının miras payı(1/4) oranında iptal tescile ilişkin olarak verilen karar Dairece; "... Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre; birleştirilen davada dayanılan hukuki sebebin muris muvazaası değil, taraf muvazaası olduğu açıktır. Öte yandan, muvazaanın varlığını iddia eden taraf veya bunların ardılı (halefi) sıfatı ile hareket eden, başka bir anlatımla sözleşmenin yanlarından birine teb"an dava açan kişi Medeni Kanunun 6. maddesi gereğince bu iddiasını ispat etmek zorundadır. Senede bağlı bir sözleşmeye karşı muvazaa iddiası, 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunun (HMK) 200 ve 201. (1086 s. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HUMK) 288. ve 290.) maddelerinde belirtildiği üzere ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Sözleşme aynı kanunun 203. (HUMK"nun 293.) maddesinde sözü edilen yakın akrabalar arasında yapılmış olsa dahi, muvazaanın yazılı delille ispat edilmesi gerekir. Böyle bir sözleşmenin resmi şekilde yapılması halinde bile olayın özelliği itibariyle adi yazılı delilin yeterli olacağı öğretide ve kararlılık kazanmış yargısal içtihatlarda ortaklaşa kabul edilmiştir. İşte bu görüşten hareketle, 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında taraf muvazaası ve takma ad (namı-müstear) davalarında iddianın ancak yazılı delille kanıtlanabileceği kabul edilmiştir. Somut olaya gelince, mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılmış değildir. Hâl böyle olunca, birleştirilen dava bakımından, yukarıda belirtilen ilkeler ve olgular doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi, birleştirilen davanın sonucuna göre de asıl dava bakımından değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir."" gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taraf muvazaasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.Karar, asıl davada davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
KARAR-
Hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak yazılı olduğu üzere asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına her ne kadar hükmün 3. Bendinde ""Şahin Metin"" yazılmış ise de, söz konusu davalının ""..."" olduğu mahkeme kararından ve gerekçesinden anlaşıldığından bu hususun yerinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10,00-TL. bakiye onama harcının temyiz eden asıl davanın davalılarından alınmasına, 05/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.