Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/9523
Karar No: 2018/4150

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/9523 Esas 2018/4150 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, müvekkilinin tapuda kayıtlı taşınmazın bir kısmına sahip olduğunu ancak SGK tarafından yapılan yanlış bir işlem sonucu başka bir kişi adına tapuya haciz konulduğunu ve taşınmazın başka bir kişiye satıldığını iddia ederek, tapu kaydının iptali ve tazminat talebiyle dava açmıştır. Mahkeme, davacının talebini kabul ederek davalı tapu müdürlüğünün tazminat ödemesine karar vermiştir. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararı doğrultusunda tapu müdürlüğü yerine tazminatı devletin ödemesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, dava açılırken davalı olarak tapu müdürlüğü gösterilmiş olsa da asıl davalı Hazine olduğundan bu husus göz önünde bulundurulmalıdır. Davanın TMK.1007 maddesi gereğince Hazine aleyhine açılmış ve dava usulüne uygun olmadığı için reddedilmesi gerekmektedir. Kanun maddeleri: TMK.1007 ve HMK'nin 114/1-d, 115/2 ve 119/1-b maddeleri.
20. Hukuk Dairesi         2016/9523 E.  ,  2018/4150 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili 09.05.2014 tarihli dilekçe ile müvekkilinin ... mahallesi 1574 ada 2 parsel sayılı taşınmazda 79/674 payın maliki olduğunu, ... oğlu 1965 doğumlu ...’un borcundan kaynaklı SGK tarafından anılan kişi adına kayıtlı mallara haciz konulmak üzere haciz yazısı yazıldığını, ancak tapu müdürlüğünün yanlışlıkla 1941 doğumlu olan müvekkili ... adına kayıtlı 1574 ada 2 sayılı parsele haciz konulduğunu, müvekkiline tebligat yapılmadığını, taşınmazdaki payının ihale yoluyla satılıp 05.06.2012 tarihinde davalı ... adına tescil edildiğini, müvekkilinin 02.05.2014 tarihinde tapuya gittiğinde bu durumlardan haberdar olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptal edilip müvekkili adına tapuya tescili olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsili istemiyle dava açmıştır. 22.06.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 68.459,62 TL tazminatın satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
    Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece; SGK’nın haciz yazısında... TC nolu ... adına haciz konulmasının istendiği halde sehven ... TC nolu 1941 doğumlu ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine haciz şerhi işlendiği, davalı ... ’ın çekişmeli taşınmazı ihale yoluyla bedelini ödemek suretiyle satın aldığı, TMK’nın 1023. maddesi uyarınca iyiniyetli üçüncü kişi olduğu, tapu memurlarının gerekli özen ve dikkati göstermeyerek davacının taşınmazına haciz şerhi koymak suretiyle ihale yoluyla satılmasına sebebiyet verdikleri, tapu müdürlüğünün tazminat ödemekle sorumlu olduğu gerekçesiyle Hülya Kazas hakkında açılan davanın ve tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tapu müdürlüğü hakkında açılan davanın kabulüne, 68.459,62 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, tapu kaydının hatalı tutulması sebebiyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
    Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi, tapu sicilinin aleniliği ve tapu siciline güven ilkelerinin yansımasının sonucu olarak, mülkiyet hakkı ya da başkaca bir aynî hak edinen kişinin, bu sicilin tutulması nedeniyle uğradığı zararın tazminine ilişkin olup, buna göre "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur”.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 gün ve 2009/4-383 E., 2009/517 K.; 16.06.2010 gün ve 2010/4-349 E. 2010/318 K sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi; Tapu işlemleri kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK m. 1007 anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Burada Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Bu işlemler nedeniyle zarar görenler, Medenî Kanunun 1007. maddesi gereğince, zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilirler.
    Medenî Kanunun 1007. maddesi gereğince davalı sıfatı Hazinenin olup Tapu Müdürlüğünün davalı sıfatı bulunmamaktadır. Bilindiği üzere taraf sıfatı HMK’nın 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup istek olmaksızın re"sen gözetilmesi gereken usul kurallarındandır.
    6100 sayılı HMK’nın 119/1-b (mülga 1086 sayılı HUMK’nın 179/1.) maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gereklidir. Bu bildirim esnasında yapılan yanlışlıklardan bazıları, davanın sıfat yokluğundan reddi sonucunu doğurmamaktadır. Somut olayda, ... taraf gösterilerek dava açılmış ise de dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenenin Tapu Müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşılmaktadır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi davanın sadece anılan müdürlüğe yöneltildiği anlamını taşımaz. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır.
    O halde; mahkemece temsilde yanılma hali re"sen gözetilerek, davanın Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmesi, Hazine’nin delillerinin toplanması, oluşacak sonuca göre işin esası hakkında Hazine yönünden hüküm kurulması, ... hakkında açılan davanın ise HMK’nın 114/1-d ve 115/2 maddesi uyarınca pasif taraf sıfatı yokluğu yönünden usûlden reddine karar verilmesi gerekirken, bu durum gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
    Kabule göre de; çekişmeli taşınmazın tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile davacı adına tescile ilişkin resmi satış akit tablosu tapu müdürlüğünden, taşınmazın davalı ... ’a satışına ilişkin icra ve ihale dosyası ve ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 11.02.2009 gün 2008/98 sayılı haciz yazısının dayanağı olan belgeler bulundukları yerlerden getirtilmediğinden davacının iddiaları denetlenemediği gibi arsa niteliğindeki taşınmazın emsal incelemesi ve karşılaştırması yöntemiyle değerinin belirlenmesi gerekirken, piyasa koşullarına göre değer tespiti yapan bilirkişi raporunun esas alınması da isabetsizdir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 31.05.2018 günü oy birliği ile karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi