Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/8146
Karar No: 2019/1065
Karar Tarihi: 13.02.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/8146 Esas 2019/1065 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, davalı şirketten mobil vinç kiralama sözleşmesi uyarınca faturalar tanzim ettiğini ve borcunun 279.891,88 TL olduğunu ancak ödeme emrinin haksız ve kötü niyetli olarak 295.724,96 TL üzerinden düzenlendiğini iddia ederek borcu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etti. Mahkemece davacının iddiaları ispat edilemediği için davanın reddine karar verildi. Davacı temyiz etti. Yargıtay ise, taraflar arasındaki kira sözleşmesine göre borç miktarının tespiti ile ödemenin ne miktarda yapıldığının da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. HUMK'nun 428. maddesi gereğince hükmün davacı yararına bozulmasına karar verildi. Detaylı açıklamalar için HUMK'nun 428 ve 440. maddeleri incelenebilir.
3. Hukuk Dairesi         2017/8146 E.  ,  2019/1065 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı, taraflar arasında düzenlenen 30/12/2010 tanzim tarihli mobil vinç kiralama sözleşmesi gereği davalı şirkete ait dava konusu araçların kiralandığını, bu sözleşme uyarınca davalı şirketin faturalar tanzim ettiğini, toplam fatura bedellerinin 524.891,88 TL olduğunu ve en son kur farkı nedeniyle 10/02/2012 tarihi itibariyle 24.144,15 TL bedelli faturanın tanzim edildiğini, davalı tarafa 17/06/2011 tarihine kadar toplam 245.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu miktarın toplam borçtan mahsup edildiğinde bakiye borcunun 279.891,88 TL olmasına rağmen ödeme emrinin haksız ve kötü niyetli olarak 295.724,96 TL üzerinden düzenlendiğini, iyi niyetli olarak hiçbir fatura bedeline itiraz etmeden borcunu ödemeye çalışmasına rağmen ticari itibarının zedelenerek haksız ve kötü niyetli olarak hak edişlerinin engellendiğini bu nedenle davalı şirkete borcu olmadığının tespit edilmesine ve haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapılmış olması nedeniyle takibe konu 341.361,16 TL üzerinden %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı, taraflar arasında 29.12.2010, 15.03.2011 ve 03.02.2011 tarihli üç adet ayrı vinç kiralama sözleşmesi yapıldığını, vinçlerin çalışma karşılığı faturalar düzenlendiğini, yapılan ödemelerin toplam borçtan mahsup edildiğini, takibin kesinleşmesinden sonra yapılan ödemelerin de takip dosyasına bildirildiğini ve bakiye borcun hesap tarihi itibariyle 535.155,78 TL olarak tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Taraflar arasında imzalanan ve davaya dayanak yapılan 30/12/2010 tanzim tarihli, bir ay süreli, aylık 70.000 Euro bedelli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine taraflar arasında imzalanan 03.03.2011 ve 15.03.2011 tarihli ağır yük kaldırma ekipmanı kiralama sözleşmeleri bulunduğu anlaşılmaktadır. Kira sözleşmelerinde, kira bedellerinin fatura tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde ödeneceği ve zamanında ödememe halinde yabancı para borçlarında yıllık %12, TL borçlarında aylık %12 oranında vade farkı uygulanacağı belirtilmiştir. Kiraya veren tarafından davacı kiracı aleyhinde 02.07.2011 tarihinde başlatılan icra takibinde, 31.03.2011, 30.4.2011 ve 19.05.2011 tarihli faturalardan doğan alacaklar ile takip tarihine kadar %12 vade farkı alacağı toplamı 298.682,20 TL alacağın işleyecek ticari temerrüt faiziyle sözleşme gereğince asıl alacağa uygulanacak aylık %12 vade farkı alacağı ile birlikte tahsili talep edilmiş, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu kiracının takibe itiraz etmediği görülmüştür. Davacı borçlu, iş bu davada aleyhinde başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Bu durumda Mahkemece; dava tarihi itibariyle davacı borçlunun icra takip dosyasına veya icra takibine ilişkin olarak yapılan tüm ödemeleri dikkate alınmak suretiyle, takip talebindeki alacak kalemlerinin uygunluğunun ve taraflar arasındaki kira sözleşmesine göre borç miktarının tespiti ile ödemenin ne miktarda yapıldığının da değerlendirilerek hukuki uyuşmazlığın giderilmesi gerekir. Hükme esas alınan 28.03.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda, icra takip dosyasına yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu ödemelerin değerlendirilmesi halinde, takip talebindeki asıl alacak miktarına faiz talebinde bulunulduğu da dikkate alınarak, bu miktar içerisine dahil edilen asıl alacak için ayrıca faiz talebinde bulunulmakla asıl alacak için mükerrer faiz talebinin olup olmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi