1. Hukuk Dairesi 2019/3612 E. , 2020/4770 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak mirasbırakanları ... ’ın 192 ada 4 ve 178 ada 29 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu ... ’ya, 192 ada 5 parsel sayılı taşınmazını da diğer oğlu davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, daha sonra davalı ...’nın çekişmeli 192 ada 4 parsel sayılı taşınmazı dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini, tüm işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu 178 ada 29 ve 192 ada 5 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, üçüncü kişiye devredilen 192 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden tespit edilecek bedelin miras payları oranında davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, dava konusu 29 parsel sayılı taşınmazı öncesinde üçüncü kişiden kendilerinin satın aldığını ve taşınmaz üzerinde bulunan evi inşaa ettiklerini, diğer dava konusu 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazları ise bedeli karşılığında mirasbırakandan satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu 192 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşımazlar yönünden davanın reddine, 178 ada 29 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...çekişme konusu 178 ada 29 sayılı parselin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devredildiği saptanmak suretiyle anılan taşınmaz yönünden davanın kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur…Öte yandan, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan çekişme konusu 192 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddedildiği anlaşılmıştır….Hal böyle olunca, muris muvazaasında önemli olan murisin gerçek iradesinin tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması olduğundan davalılarca ibraz edilen 23/12/1999 tarihli dekontların doğruluğunun Halk Bankasından, temlik tarihinden sonra murisin toplu prim borcu ödeyip ödemediğinin Sosyal Güvenlik Kurumundan ve murisin halen üzerine kayıtlı veya mirasçılarına intikal eden başka taşınmazının olup olmadığının ilgili tapu müdürlüklerinden sorulması, delillerin eksiksiz biçimde toplanması ve hasıl olacak sonuca göre çekişme konusu 192 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bir karar verilmesi gerekirken eksik arştırma ile yetinilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi çekişme konusu 178 ada 29 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacıların miras payı oranında iptal ve adlarına tescile karar verilmesi gerekirken ölü kişi adına tescile karar verilmesi de hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 178 ada 29 parsel yönünden davanın kabulüne; diğer dava konusu 192 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde ve özellikle hükmüne uyulan bozma ilamı gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalıların işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, Reddine.Ancak, bilindiği üzere 6100 sayılı HMK 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesine yer verilmiştir. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Somut olayda, doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca, dava konusu 178 ada 29 parsel sayılı taşınmaz bakımından, davacıların miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının tapusunun iptaline karar verilmiş olması doğru değildir.Davalıların harç ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Bilindiği üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı veya mirasçıların payına isabet eden değerdir.Öte yandan, taşınmazlarla ilgili davalarda vekalet ücretine esas olan değer ya dava dilekçesinde gösterilen değer veya mahkemece keşifte belirlenen ve buna göre eksik harcı tamamlanan değerdir.Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre de, taşınmazın keşif sonucu belirlenen değeri üzerinden eksik harç tamamlanmamış ise, davacı taraf için vekalet ücreti dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden takdir edilir.Somut olayda; dava, 20.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açılmış, yapılan keşif sonucunda dava konusu 178 ada 29 parselin dava tarihindeki değeri 162.339,70 TL olarak tespit edilmiş, davacıların miras payına isabet eden değer ise 108.226,47 TL olup, mahkemece yargılama aşamasında keşfen belirlenen değer üzerinden harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, harcın davacıların miras payına isabet eden 108.226,47 TL üzerinden; vekalet ücretinin ise harçlandırılan 20.000 TL üzerinden hükmedilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının değeri üzerinden fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.Ne var ki; değinilen hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; Hükmün 1. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 1. bent olarak, “... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkii 178 ada 29 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kabulü ile davalılar adına olan tapu kaydının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/498 Esas 2011/516 Karar sayılı veraset ilamındaki davacıların miras payları oranında iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, kalan payların davalılar üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına,Hükmün 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 3. bent olarak “Alınması gerekli 7.392,95 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 297,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.095,45 TL’nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 297,50TL peşin harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine,” cümlesinin yazılmasına,
Hükmün 5. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 5. bent olarak “Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine” cümlesinin yazılmasına, davalıların temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.